Şimdilik “KAVANOZDAKİ BÖCEKLER” adını verdiğim çalışmamın basımı için Altın Bilek Yayınevi ile sözleşmeyi imzalamış ve sonbahar (2017) aylarında çıkacağını duyurmuştum. Ancak, yayınevinin el değiştirmesi sonucu sözleşmemiz tek taraflı olarak iptal edilmiştir. Bu nedenle, okurlarımdan özür diliyor, yayınevi çalışmalarım devam etmektedir. Bu çalışmamda;  yaşadığı coğrafyanın hem siyasi hem de doğa koşullarından, gelişmiş  ülkelere kaçan insanların ilginç hikayeleri okuyacaklarınız… ÇALIŞMAMDAN  BİR BÖLÜM “… Evin ahalisi uykusundaydı. Dışarıdan gelen gürültüyle çığlıklar birbirine karışıyor, …

İlk çağ, orta çağ derken yapay zekânın gelecekte dünyayı esir alacağı bir çağa adım attık. Dünyanın oluşumundan günümüze kadar insanoğlu neler yaptı? Merak etti, düşündü, üretti, ürettiğini ucuza sattı, onunla geçindi,  birileri de çaldı derken, sınıflar ortaya çıktı ve bir çağ geldi ki, bilim öne çıktı. Bu uğurda düşüncelerinde inat edenler din adamlarının öncülüğünde işkence edilerek öldürüldüler. Bilim sonunda galip çıktı. Yeni ürünler yeni buluşlarla dünyanın her tarafını sardı… Ürettikçe …

Halife Harun Reşit’in Eşi Zübeyde tarafından yeniden inşa edilmiştir. İpek Yolu üzerinde de bulunan bu şehirde aydın bir öğretmen var. Adı Nahide Soltani. Mesleğinde 400’ü aşkın başarı belgesi almış. İran’da katıldığı yarışmalarda birincilik ödülleri alan Nahide Hanım, yazılarımı sosyal medya üzerinden okuyup beğendiğini, izin vermem halinde Farsçaya çevirmek istediğini belirtince, seve seve kabul ettim. Bir yazısında Tebriz’in Tahran’dan farklı bir şehir olduğunu, öğrencilerine ise kitap okutma tekniklerinden söz edince, ilgimi …

Ankara (!) Sokaklarında küçük adımlarımın bulunduğu, gençliğimi özgürce yaşadığım şehir.  Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden doktor çıkıp,  Güneydoğu Kurtalan Ekspresi’ne bindiğimde saat on biri gösteriyordu. Ardımda el sallayan annem, babam ve birkaç akrabam trenin hızlanmasıyla tek tek gözlerimin önünden kaybolduğunda,  trenin cam kenarında yalnızlığımla baş başa kalmıştım. Mevsim kıştı. Şehir ve kasabaları raylardan gelen tıkırtılar arasında geçerek yol alıyorduk.  Tren beni uçsuz bucaksız beyaza bürünmüş ovaların arasından süzülerek ilk görev yerim …