Bana çocukluğumun sokaklarını verin! Alın o kötü yıllarım savaş sevicilerin olsun. İstemiyorum tüfeğinizi, topunuzu! İnsanları boğan virüsünüzü… Ben bahçemdeki çiçekleri özledim. Akşamsefalarını Köşede masumca duran papatyaları Ve gecenin karanlığında Gökyüzüne doğru kurulan  sofralarda Sarı yanan solgun ampulün etrafında dolaşan Böceklerin uçuşlarını özledim. Ah Annem! Kocaman bir leğen, Ve bir kalıp sabunla Gözlerim acıya acıya Yıkardı tertemiz, Güneşte parlayan damlacıklarla Boncuk, boncuk… Ah Annem, sen temizlerdin, Dışarısı pisletirdi körpe bedenlerimizi, Alın …

Ey Krallar, hükümdarlar, Cumhurbaşkanları, Başbakanlar ve Dünyayı bir şekilde Yönetenler! İnsanlara siz mi can verdiniz ki, onların canları üzerinden kumar oynuyorsunuz? Ve onları piyon gibi kullanıyorsunuz! Taşı ve toprağı siz mi yarattınız ki, o insanların alın terlerini dökerek ürettikleri ve kazançlarıyla şaşalı yaşayıp çaka satarsınız! Hiç toprakla uğraşanların yanına uğrayıp onlar nasıl üretiyorlar diye birkaç gününüzü ayırdınız mı? Onlara misafir oldunuz mu o emek kokan odalarında? Onlarla bir gün sabah …

Corona dünyanın bir ucunda duyulduğunda, önemsemedik. Ne zaman İran’dan giriş yapıp Avrupa’da yayıldığını işittiğimizde gerçekle karşılaştık. Evlere kapandık. Ve bir anda yaşadıklarımızı rüyanın içinde görür gibi olduk. Bu kâbustan bizleri birilerinin uyandırmasını bekledik. Dilimiz damağımız kurumuş bir halde karanlıkta ışığı yaktığımızda kendimizi çimdikledik, yaşıyoruz mu? diye… Belki de bu ortamı biraz önce seyrettiğimiz fantastik bir film sahnesinde gördüğümüzü düşündük. Umursamadık. Sokaklara çıktık, ne yaşam alanı dinledik, ne de “Bize bir …