Hayaller ne güzeldir, insanın içini ısıtır da ısıtır… Hayal kurarken, bir anda âşık oluverirsin farkında olmadan. İşte o andan itibaren sevdiğini düşünürsün için için…  Artık her saniye burnunda tüter, onunla birlikte olmak için neler yapmasın neler.  Heyt Be! Ne güzeldir Aşk!             Ya sonra?             Bir gece bir restorana götürüp ona sürpriz yaparsınız. Kemancının o romantik şarkısı eşliğinde çiçekleri saçlarına dökerken, diz çökersiniz önünde.  Cebinizden çıkardığınız tek taş yüzüğü …

Ah sen nelere kadirsin iktidar hırsı!  Ne çarklar edildi ne çarklar! Milliyetçilik ayaklar altındayken bir anda baş tacı ediliverdi!  Şimdi de yüzde elli bire ulaşmak için neler yapılıyor neler? On beş yıldır yapılanlara şahit olurken, şimdi Atamızı andığımız 10 Kasım gününden sonra birden “Atatürkçü” kesilmelerine şaşırmadım, desem yalan olur! “Siyasette amaca ulaşmak için her yol mubahtır” diyen Ünlü Siyaset Bilimci Makyavelli, canlanıp günümüzde yapılanlara baksaydı, “Helal olsun be! Fikirlerim tutmuş!” …

Malum, mahallemizin yine çarçabuk gelen perşembe pazarı! Bu pazarlar başka hiç bir şeye benzemez. Semtten semte de müşterileri farklıdır. Farklı olmayan tek şey, aslında boyları ve kiloları değil, gelirleridir! Ah o cüzdanlar! Renklerine, eski ve yeni olmasına bakmayın. İçendeki paraların çokluğu ve azlığı insanın yürüyüşünü bile değiştirir! Şişik olanlar, muzun fiyatına bile bakmadan, tezgaha öylesine gururla yaklaşır ki, sormayın gitsin!   – Evladım, bana tart bakalım oradan üç kilo muz. Ananasın …