Gittiği konferans salonu kalabalıktı. Uğultular arasında sahnedeki görevli, birazdan butona basarak atanacak öğretmenlerin belirleneceğini duyurunca herkes bir anda sus pus olmuştu. Bir kaç kez aynı durumu yaşayan ve her seferinde atanamayan yirmi yedi yaşındaki Hakan, bir inşaat firmasında çalışıyordu. İşi ağırdı. Her gün erkenden yola çıkıp gittiği inşaatta yerine göre tuğla taşıyor ve zaman zaman da ustalara yardım ediyordu. Bir ağabeyi ile ablası evli, başka şehirlerde yaşıyorlardı. Hakan, emekli babasıyla …

Evin dördüncü çocuğu erkek doğduğunda baba, şükretmek için evlerine yakın bir tepedeki yatıra gidip dualar etti. Yatırın yanı başındaki meyve vermeyen ağaca bağlanmış rengârenk çaputlara bakıp gülümsedikten sonra “Hay Allah” diyerek eve geldiğinde oğlunu banyosu yaptırılmış halde yatağında mışıl mışıl uyurken buldu. Evde hummalı bir hareket başlamıştı. Üç kız kardeş hem ev işlerine hem de yeni doğan kardeşlerine bakarak lohusa dönemindeki annelerine yardım ediyorlardı. Dedesi, bebeğin kulağına  “Ahmet” diye fısıldadı. …

“Hey! Hey!” diye arkalarından bağırsa da eşinin içinde olduğu bacanağın aracı sokağı dönüp çoktan uzaklaşmıştı gecenin henüz güne başlayan ilk saatlerinde. Yazar, yolcu edip hemen eve girerim düşüncesiyle üzerine herhangi bir kazak veya mont türü giyecek de almamıştı. Yanında ne telefon ne de evin anahtarı vardı. Unutmuştu. Şaşkınca etrafına bakındı, evlerin birçoğu karanlığa gömülmüştü. Telaşlandı. Araç fazla uzağa gitmeden mutlaka telefonla arayıp eşine haber vermesi gerekiyordu. Neyse ki üst komşularının …