Ülkenin birinde, ‘Hep benim dediğim olacak!’ diyen zalim bir kral varmış. Astığı astık, kestiği kestikmiş. Ülkede herkes ondan korkarmış. Halkın arasına sızan sarayın ajanları, kimler kralın  aleyhinde bir şey söylüyorsa, o gün tutuklanıp ardından yapılan göstermelik bir mahkemeden sonra  asılırmış. Bu kral, ailesiyle birlikte sarayında öyle keyifli yaşarmış ki,  çevresindeki yalakalar da bundan nasiplenirmiş. Çocukları artık süt banyosu yapmaktan ve halkın büyük bir bölümü et yiyemezken onlar, her gün et …

İki âşık büyük engellerin ardından biraz da borçlanarak evlenirler. Evin erkeği Mehmet asgari ücretle bir fabrikada işçi olarak çalışmaktadır. Eşi Zeynep de çalışmak istiyor ancak, yeni doğan bebeği ile bu şimdilik mümkün görünmüyordu. Mehmet yol ücreti vermemek için işine bir kaç kilometrelik yolu yürüyerek gidip geliyordu. Ter içinde çalışırken patronları başına dikilip, “Daha çok çalış Mehmet! Daha çok…” diyerek elini ayağına dolaştırıyordu.  Mehmet çoğu zaman uzun mesailere kalıyor, karşılığında da …

            Her insan bir hikayedir, veya romanların birer kahramanlarıdır. Bursa Yalova yolu üzerinde yıkılıp yeniden yapımına başlanan PTT Binasının hemen karşısında meşhur bir bozacı vardı.  Vardı diyorum,  çünkü lezzetli bozalarının yapımına bir süre ara verdiler. Buranın sahibi şu anda doksan beş yaşlarındaki Hüseyin Dilaver, artık yaşlandı ve evine çekildi. Apartmanlarının altındaki dükkanına ara sıra uğrayıp, sıcak bir çayın deminde eski günlerini duvardaki fotoğraflarına bakarak anıyor… …