Her insan bir hikayedir, veya romanların birer kahramanlarıdır. Bursa Yalova yolu üzerinde yıkılıp yeniden yapımına başlanan PTT Binasının hemen karşısında meşhur bir bozacı vardı.  Vardı diyorum,  çünkü lezzetli bozalarının yapımına bir süre ara verdiler. Buranın sahibi şu anda doksan beş yaşlarındaki Hüseyin Dilaver, artık yaşlandı ve evine çekildi. Apartmanlarının altındaki dükkanına ara sıra uğrayıp, sıcak bir çayın deminde eski günlerini duvardaki fotoğraflarına bakarak anıyor… …

“Sığınmacılar” konulu öyküm, “Kavanozdaki Böcekler” adlı çalışmamın son öyküsüdür.”  Öyküm aynı zamanda “Ihlamur Dergisi”nin 65. sayısında (Nisan 2018)  yayımlanmıştır. Başka ülkelere özlem duyan ve oralara gitmeye karar verenlerin ilk durağı Nijerya’ydı. Bu ülkenin Calabar Limanı’ndan kırık dökük görünümlü kuru yük gemisiyle yol alan sığınmacılar, Firavun Keops gibi tek başlarına keyifli bir yolculuk yapamadan her limana uğradıklarında, sayıları da artacaktı. Onlar denizin enginliğinde umuda yolculuklarını zor şartlarda yaparlarken, balinalar da gemiye …

Malum, mahallemizin yine çarçabuk gelen perşembe pazarı! Bu pazarlar başka hiç bir şeye benzemez. Semtten semte de müşterileri farklıdır. Farklı olmayan tek şey, aslında boyları ve kiloları değil, gelirleridir! Ah o cüzdanlar! Renklerine, eski ve yeni olmasına bakmayın. İçendeki paraların çokluğu ve azlığı insanın yürüyüşünü bile değiştirir! Şişik olanlar, muzun fiyatına bile bakmadan, tezgaha öylesine gururla yaklaşır ki, sormayın gitsin!   – Evladım, bana tart bakalım oradan üç kilo muz. Ananasın …