“Bu öyküm, Deliler Teknesi Dergisinin Kasım- Aralık sayısında yayımlanmıştır.” Gecenin ilerleyen saatlerinde ıssız sokaklarda hızla giden yarış tipi motosiklette üç kişi vardı.  Motosikletin öyle bir gürültüsü vardı ki, üzerlerindeki açık saçık  geceliklerine aldırmadan pencerelerden el kol hareketleriyle küfür ederek bağıranlar çoğunluktaydı. Hatta sokak lambalarının ölgün ışığında, rüzgar gibi uçan motorun plakasını almaya çalışanlar olsa da,  bunu becerememişlerdi.              Rüzgâr sert esiyordu…  Arkada oturan kadın orta …

Tauruk adındaki ülkenin orta halli bir semtinde kirada oturan bir aile varmış. Baba bir fabrikada çalışırken,  anne de temizliğe gidermiş.  Ailenin, biri altı yaşında bir kızı, diğeri de dokuz yaşında bir erkek çocuğu varmış. Bu çocuklar,  annesinin yaptığı sebze yemeklerine hep burun kıvırırlarmış.  Hâl böyle olunca anne, ister istemez çocukların sevdiği yemekleri yaparmış. En çok da patates kızartmasını, bazen de az aldığı kıymaya ekmeği katarak yaptığı köfteyi yedirirmiş.   Günler geçtikçe …

Lise yıllarındayım. Anarşinin okulları esir aldığı, sınıflarında bile öğrencilerde silahların olduğu, okul çıkışlarında belli bir grubun elinde tuttuğu öğrencilerle bağıra bağıra yüründüğü ve birden patlayan olaylarla herkesin polisten çil yavrusu gibi dağıldığı yıllardı… O yıllarda Ankara Cebeci’de Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin tam karşısında Doğan Yayınevi’miz vardı. Yani 70’li yıllardan bahsediyorum. Hâl böyle olunca hem okuyoruz hem de dükkânımızda çalışıyoruz modundayım. Ticaret adamı olacağız ya, rahmetli babam bana en uygun okulu bulmuştu. …