Romalı General “Germanius’un şehri ele geçirip kendi adına izafeten ‘Germanikopolis’, daha sonra ‘Ermenak’ , en sonunda da ‘Ermenek’ adını alan, bağrında ise yükseklerde yaşayan yiğitleri barındıran Anadolu’muzun bu ilçesini ne kadar tanıyoruz?  Yörüklerin yatağı Torosların kıyıcığındaki bu şirin kasabanın yiğitleri,  tıka basa dolu heybeleriyle atları üzerinde ilerlerken taş döşeli dar yollarda çınlayan nal sesleri, sabahın erken saatlerinde kayaların üstüne inşa edilen evlerde yankılanırdı… Bahri’nin babasından kalma derme-çatma evine sürekli keklikler …

Birçoğumuz, kaçıyoruz kendimize doğru… Tek başına kalıp kuytu bir köşede, iki elimiz arasına aldığımız beynimizin yalnızlığındayız. Ne kadar kaçarsak kaçalım, yalnızlık, diken gibi her yanımıza batıyor. Acıtıyor, kanatıyor… Geceler uzun, bir türlü bitmiyor. Sabahın küçük bir ışığını umutsuzca beklemek ve son bir sigarayı, ucuz içkinin baş döndüren fondipliğinde, yatağa uzanıp  anlamsızca tavanın boşluğunda hayatın geçmişini tıpkı dramatik bir film şeridi uzunluğunda aramak. Bütün gizemler, sanki kapının ardına saklanmış, sonra da …

“Şehrin merkezindeki Devlet Hastanesinin dış cephesi yeni boyanmıştı.  Acilin girişi her zamanki gibi kalabalıktı. Ambulanslar kapının önüne hastalarını indirdiği gibi sirenlerini çalarak bir başka  göreve dönüyorlardı. Hasta yakınları yoğun bakımdan aldıkları ölüm haberleriyle ortalığı çınlatıyordu. Bazı hasta yakınları ise çömelmiş bir halde düşünceliydi. Burada yaşamın pamukluğu her an kopmaya hazırdı. Ziyaretçiler gittiğinde hasta ve refakatçısı yalnız kalır… Bu ıstıraplı mekânlarda kalmak, hastaya bakmak öyle kolay değildir.  Hastaların ilaç ve günlerce …