Sabahın erken saatlerinde tavanı basık hastanenin koridorları yavaş yavaş kalabalıklaşıyordu. Havası da nefes alınacak gibi değildi.  Hizmetlilerin paspas yaptığı yerler henüz kurumamış, hemşirelerle doktorlar ise küçük odalarında yorucu bir güne hazırdılar. Hastalar koridordaki sandalyelerde sıralarını bekliyor, birçoğu da ayaktaydı. Kan alma ünitesinin önündeki kuyruğa sürekli hasta ekleniyordu. O ünitenin yanındaki Solunum testinin yapıldığı odadan gelen hastaların nefes alıp verme egzersizleri koridordan da duyuluyordu. Nöroloji Bölümünün karşısındaki bekleme sandalyelerinde oturan, orta …

Köy Enstitülerinde öğretmenlik ve müdürlük yapan İbrahim Amca’nın evi,  çocuklarınca satılmıştı.  İki numaraya kiracı olarak gelen İşçi Emeklisi Turgut – Maaşının yanı sıra babasından kalan İstanbul’un en işlek caddesindeki dükkânlarından iyi kira geliyordu.– ve Karısı Nursel Hanımın, Ela adındaki kızları,  evleneli beş yıl olmuştu. Uzun zamandır şeker hastasıydı. Çoğu günler, kocasıyla birlikte annesinde kalırlardı. Şimdilik çocuk da istemiyorlardı. Esmer ve yakışıklı oğulları Halit ise özel bir okulda bilgisayar uzmanı olarak …

Dış cephesi krom çelik kaplı olmasına rağmen parlaklığını yılların aldığı on katlı PTT Başmüdürlüğü’nün asansörleri sık sık arızalandığından çalışanların bir çoğu yürümeyi tercih ediyordu. Emekliliği yaklaşan ve şişman olanlar daha birinci kata ulaşamadan ter içinde kalıyorlardı. Dağıtıcılar şanslıydı. Çalıştıkları yer ikinci kat ve gün içinde sırtlarındaki ağır yüklerle yürüdüklerinden antrenmanlıydı! Dördüncü katta İdari İşler denilen bir servis vardı. Burada gelen ve giden evrak kayıtları yapılır. Fakstan gelen yazılar makama çıkartılırdı. …