Bugün Nergis’in doktorluk mesleğinin ilk günüydü. Okuduğu şehirde kadın doktoru olmak ve yörenin kadınlarını bilinçlendirme arzusuyla dolu olsa da yataktan kalkmayı istemedi. Tıp Fakültesini bitirdikten sonra gece gündüz demeden staj yapmıştı, ancak son üç aydır işi gücü olmayan emekliler gibi geç saatlerde uyanıyordu. Uyuşuk haldeydi. “Haydi, kalk ve doğruca işine git. Onlarca yeni tanışacağın hasta seni bekliyor…” emriyle kalkıp mutfağa geçti. Canı bir şey istemedi. Dolaba baktı. Önünde uzun süre …

“Sekiz Daireli Apartman” adını verdiğim bu çalışmamda; Doğunun en ücra köylerinden birinde yaşayan Behran Ağa, bir ırgat tarafından, karısıyla seviştiği bir gece, vurularak  öldürülür.  Katili Bursa’ya kaçar. Bunu öğrenen Dila, kocasının ölümünden sonra üç köydeki arazilerini ucuz pahalı demeden satarak çocuklarıyla birlikte Bursa’da uzak ve yoksul bir semte yerleşir. Çocuklarını da yurt dışında tanıdıklarının yanına gönderir. Onlar orada iş ve para sahibi olur, daha sonra da evlenirler. Zaman zaman da …

Ordu şehrinde 1982-1983 yılları arasında gurbet koşullarında gazetecilik yaptığım dönem ile çocukluğuma uzanan biyografik bir çalışmam… Umarım yayınlandığında okurken keyif alırsınız…  YAZARIN NOTU “Misafir bulunduğumuz yeryüzünde zaman zaman hanları değiştirerek gittiğimiz gurbette içimizdeki yalnızlığı oynarız. Hani, ‘Gurbet O kadar acı ki…” diye devam eden bir şarkımız vardır. Dinlediğimizde yüreğimizi sızlatıp enginlere daldırır. İşte bende Karadeniz’in şirin kenti Ordu’nun mahalli gazetesi “Karadeniz 52” de çalışmak için 1982 yılının yaz aylarında gurbete …