Kokular vardır sizi kim bilir nerelere götürür nerelere… Bahar geldiğinde bir esinti yayılır etrafa. Doğa canlanır cemrenin yeryüzüne inmesiyle. Ve o fanustaki balıklar gibi hapis kaldığımız evlerimizden yavaş yavaş çıkarız. Uzun süre göremediğiniz güneş bugün farklı doğmuştur içinize… Arabanıza atlıyor ve tekerleğin döndüğünce uzaklaşıyorsunuz şehirden. Bir dağ yolu sizin için vazgeçilmez bir yerdir. Aracınızı sağa çekip deliler gibi koşuyorsunuz ayların özlemiyle. Patika bir yola giriyorsunuz kuşların cıvıltısında ve yeni filizlenmiş …

Bugün Nergis’in doktorluk mesleğinin ilk günüydü. Okuduğu şehirde kadın doktoru olmak ve yörenin kadınlarını bilinçlendirme arzusuyla dolu olsa da yataktan kalkmayı istemedi. Tıp Fakültesini bitirdikten sonra gece gündüz demeden staj yapmıştı, ancak son üç aydır işi gücü olmayan emekliler gibi geç saatlerde uyanıyordu. Uyuşuk haldeydi. “Haydi, kalk ve doğruca işine git. Onlarca yeni tanışacağın hasta seni bekliyor…” emriyle kalkıp mutfağa geçti. Canı bir şey istemedi. Dolaba baktı. Önünde uzun süre …

İnsanoğlu makinelerin en kralını üretir, ürettiği makineler ile seri bir şekilde ‘mal’ üretirler. Yapay zekâ ise günümüzde insanlığı esir almaya başladı. Bir taraftan insanları işsiz bırakırken, diğer taraftan gelecekte karınca gibi üretecekleri askeri robotlarla insanlığın sonunu da getireceklerdir. Tıpkı, insanın kurdu, insan olduğu gibi!             Biz bu konuyu bir kenara bırakalım,  yapay zekânın gündemde olduğu ve uzayla uğraştığımız bir ortamda  “Dünya neden cahil insan üretiyor?” sorusunun yanıtını bulmaya çalışalım.  Herkes …