Başka ülkelere özlem duyan ve oralara gitmeye karar verenlerin ilk durağı Nijerya’ydı. Bu ülkenin Calabar Limanı’ndan kırık dökük görünümlü kuru yük gemisiyle yol alan sığınmacılar, Firavun Keops gibi tek başlarına keyifli bir yolculuk yapamadan her limana uğradıklarında, sayıları da artacaktı. Onlar denizin enginliğinde umuda yolculuklarını zor şartlarda yaparlarken, balinalar da gemiye serenat yaparak yanlarından uzun süre ayrılmayacaklardı. Gemi; bir ayı geçkin sürecek bu uzun yolculuğunda denize kıyı birçok Afrika ülkesine,   …

“Sekiz Daireli Apartman” adını verdiğim bu çalışmamda; Doğunun en ücra köylerinden birinde yaşayan Behran Ağa, bir ırgat tarafından, karısıyla seviştiği bir gece, vurularak  öldürülür.  Katili Bursa’ya kaçar. Bunu öğrenen Dila, kocasının ölümünden sonra üç köydeki arazilerini ucuz pahalı demeden satarak çocuklarıyla birlikte Bursa’da uzak ve yoksul bir semte yerleşir. Çocuklarını da yurt dışında tanıdıklarının yanına gönderir. Onlar orada iş ve para sahibi olur, daha sonra da evlenirler. Zaman zaman da …

Bir yazarın en keyifli anları; yıllardır kafasında oluşturduğu kurgularla birlikte aldığı notlar ve kaynaklarla başlayacağı o ilk sayfadır. Bu sayfa, tıpkı ilk kez jumping yapmaya veya uzaktan izleyip aşık olduğunuz bir insana kalbiniz çarparak “merhaba” demenin heyecanı gibidir. İlk satırlara başladığınızda gözünüz hiç bir şey görmez. Tuşlar artık bir trenin hızı gibidir. Soluk almadan hızlı atan bir kalp ritminde yazarsınız. Öyle ki kapınızın çalınmasına veya telefon gelmesine tahammülünüz olmaz. Ben, …