İlk çağ, orta çağ derken yapay zekânın gelecekte dünyayı esir alacağı bir çağa adım attık. Dünyanın oluşumundan günümüze kadar insanoğlu neler yaptı? Merak etti, düşündü, üretti, ürettiğini ucuza sattı, onunla geçindi,  birileri de çaldı derken, sınıflar ortaya çıktı ve bir çağ geldi ki, bilim öne çıktı. Bu uğurda düşüncelerinde inat edenler din adamlarının öncülüğünde işkence edilerek öldürüldüler. Bilim sonunda galip çıktı. Yeni ürünler yeni buluşlarla dünyanın her tarafını sardı… Ürettikçe …

Ankara’da geçen çocukluğumun küçük adımlarımın bulunduğu tozlu ve çamurlu sokaklarında dolaşan  minibüslerden atlı ve altı oklu küçük kâğıtlarla bayrakların atılışını izlerdik. Broşürlerdeki sıfatların kim olduğunu bilemezdik. Tek bildiğim, bababım iki katlı gecekondumuzda o siyasilerin belirlediği ücretlerle yaşam mücadelesi vermesiydi. Okullarda sınıf başkanı seçerken bu kadar zorluk çekmezdik. Aramızdan en çok oyu alan ve tahtaya ismi yazılan arkadaşımızı hep birlikte alkışlardık. Bizler o yaşta bunu başarırken, neden büyüklerimiz bir seçimi adaletli …

“Bir restoran veya lokantaya kiminle gitmeyi daha çok istersiniz?”  diye,  bir soru sorsam, mutlaka farklı yanıtlar verirsiniz. Kiminiz eşimle,  kiminiz metresimle, kiminiz çocuklarımla diye başlar,  arkadaşlarımla, akrabalarımla diye devam eder gider… Peki, insanlardan haz etmediniz ve hayvan sevgisi ile dopdolusunuz. O zaman köpeğinizle restorana gitmek ister misiniz? Ya da kedinizle?  O da mı olmadı? O zaman eşeğinizle gider misiniz? Bu soruma güldünüz değil mi? Evet, bir adam keçisini lokantaya götürdü, …