Gerek sanayide gerekse başka alanlarda ülke olarak değerlerimizi tek tek nasıl kaybediyoruz ve bunun olumsuz etkileri topluma nasıl yansıyor? İşte önemli soru bütünlüğü! Ülkeler, iş gücü başta olmak üzere her türlü değerlerini verimli olarak kullanmak zorundadırlar. Avrupa, yaşlanırken, genç nüfus oluşturabilmek için politikalarını değiştirmek zorunda kalmışlardır. Gelişmiş ekonomilerini daha da üst seviyeye taşımak için ya göç aldıkları kalifiyeli genç nüfusla ya da üretim maliyet girdilerinin minimum seviyede olduğu üçüncü dünya …

Evlere kapanmamız, kafe, lokanta, restoran ve müzikli işletmelerin açılmaması veya paket servisi ile kısıtlı çalışmaları, altmış beş yaş üstü insanların dünyada benzeri olmayacak şekilde evlere kapatılarak güneş yüzü göstermeden hapis gibi bulunmaları, çocukların yine aynı şekilde evlerde İnternet üzerinden eğitimleri, mesafe, maske derken, virüsün birinci yılına neredeyse yaklaşıyoruz. Atmış beş ile yirmi yaş arasındaki insanlar dışında kalanlar, hayatlarını dışarılarda devam etmektedirler. Zaman zaman tatillerle birlikte hafta sonları yasaklamalar arasında testler …

İnsanoğlu dünyaya ayak bastığında taşı görünce evirip çevirip baktı, sertti. İleri kara parçasına doğru attı, “Küt!”, diye, suyun olduğu bir yere attı, “Foş!” diye ses çıkarttı. “Bu nasıl bir şey?” diye,  şaşırdı. Çünkü Tanrı ona 1,4 kg ağırlığında üç şehrin santraline denk gelecek taze bir beyin vermişti. Ona, miskince oturma, yürü, hem de başın dik olarak yürü, sana ihtiyacın olan şeyleri verdim. Gözlem yap, iyi çalışırsan ileride ne mucizelerle karşılaşacaksın” …