Birçok şehrin girişinde, belediyelerin devasa yaptırdıkları “Şehrimize Hoş Geldiniz.” yazılı tabelalarını görürsünüz. Bu tabelalara başkanların anlı şanlı fotoğrafları ve isimlerini de eklemeyi ihmal etmezler! Hanımefendi, bu şehirde kaç yıldır yaşıyorsunuz?  Kırk yıl mı? Oh! Oh! Maşallah! Ya siz Beyim? Altmış yıl öyle mi? Dile kolay bir ömür vallahi!  Allah sizlere sağlıklı ve uzun ömürler versin.  Türkan Şoray, “Al Yazmalım, Selvi Boylum” filminde, “Sevgi neydi, emek miydi?” diye,  kendi iç dünyası …

Evleneceksin veya bir iş kuracaksın, hemen ne derler?  ‘Borç yiğidin kamçısıdır!’ Ver gazı! Ahmet, Mehmet, Aysel, Ayşe, şirket veya devlet, gırtlağa kadar borçlandı. Ayranımız yokken, tatlı tatlı yedik! Kimisi ev aldı. Kimisi araba. Kimisi de traktörüne mazot! Çarşı çarşı gezip kartları cırtlattık! Az maaşla geçinemeyince,  çocuklar, ‘ eğitim’, eşler ise ‘üstümde başımda yok!’ dedi. Şirketler ne yaptı? Üretim girdilerinin yükselmesi sonucu dünya ile rekabet edemez hale geldiler.  Ortadoğu’daki kargaşa ve …

İki katlı bir evimiz vardı.  Bahçesindeki kiraz ağaçlarının tepesine çıkıp gökyüzüne yakın olurduk 1965’li yıllarda… Kulaklarımıza takardık iki iri kiraz tanesini. Yaz olduğunda bahçesindeki içi su dolu varile çırılçıplak girip keyiflenirdik. Bahçesinde özgür olduğumuz bu evimiz satılıp Cebeci’ye geldiğimizde, henüz on yaşındaydım. Babam girişimci bir insandı. Sattığımız evin uygun bir yerinde tavukçuluk ile manavcılık bile yapmıştı.  O yıllarda Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin Yayın İşleri’nde çalışıyordu. Kafasındaki plan, evimizi satıp Cebeci’den bir …