Ankara’da geçen çocukluğumun küçük adımlarımın bulunduğu tozlu ve çamurlu sokaklarında dolaşan  minibüslerden atlı ve altı oklu küçük kâğıtlarla bayrakların atılışını izlerdik. Broşürlerdeki sıfatların kim olduğunu bilemezdik. Tek bildiğim, bababım iki katlı gecekondumuzda o siyasilerin belirlediği ücretlerle yaşam mücadelesi vermesiydi. Okullarda sınıf başkanı seçerken bu kadar zorluk çekmezdik. Aramızdan en çok oyu alan ve tahtaya ismi yazılan arkadaşımızı hep birlikte alkışlardık. Bizler o yaşta bunu başarırken, neden büyüklerimiz bir seçimi adaletli …

“Bir restoran veya lokantaya kiminle gitmeyi daha çok istersiniz?”  diye,  bir soru sorsam, mutlaka farklı yanıtlar verirsiniz. Kiminiz eşimle,  kiminiz metresimle, kiminiz çocuklarımla diye başlar,  arkadaşlarımla, akrabalarımla diye devam eder gider… Peki, insanlardan haz etmediniz ve hayvan sevgisi ile dopdolusunuz. O zaman köpeğinizle restorana gitmek ister misiniz? Ya da kedinizle?  O da mı olmadı? O zaman eşeğinizle gider misiniz? Bu soruma güldünüz değil mi? Evet, bir adam keçisini lokantaya götürdü, …

Hükumet 16 yıldan sonra, ekonomideki kötü gidişatın sorumlularını buldu! Tek suçlu soğandı ve onun saklandığı depolardan kulağından tutup doğruca market ve pazarlara gitmesini sağladı! Şu günlerde fiyatlar uçtukça uçtu!  Ürünlerin yanına yaklaşmak ne mümkün? Verilen zamlar ilk gidilen pazarda eriyip gitti!  Allah’ın demir depolu otu deriz Ispanak için. O bile fiyat etiketini üstünde görmekten utanır oldu pazarlarda… Brokoli de öyle, pırasa da… Sosyal medya da bir arkadaşımız pırasanın püsküllerini saç …