Sapanca Gölü’nü balkonumuzdan seyrediyoruz. Etrafı ormanlarla kaplı manzara bir tablo gibi harika!  Sapanca’da oturan eşimin akrabalarına bir Cumartesi günü ziyarete gittik. Peyzajı yapılmış evlerinin bahçesinde oturup sohbet ettik.  Kitaplardan da bahsettik.  Ayrılmak üzereyken, “Dostlarımın alması için üç çuval kitap ayırdım. Beğendiğin varsa alabilirsin.” sözüyle evlerine geçip merdiven altındaki çuvalları açtım. İçlerinden bir çuvala yakın seçtiğim kitapları ayırıp eve getirdim.             Sizlere onların arasından okuduğum Stendhal’ın 1998 yılında basılmış, “İtalya Hikayeleri …

İlk çağ, orta çağ derken yapay zekânın gelecekte dünyayı esir alacağı bir çağa adım attık. Dünyanın oluşumundan günümüze kadar insanoğlu neler yaptı? Merak etti, düşündü, üretti, ürettiğini ucuza sattı, onunla geçindi,  birileri de çaldı derken, sınıflar ortaya çıktı ve bir çağ geldi ki, bilim öne çıktı. Bu uğurda düşüncelerinde inat edenler din adamlarının öncülüğünde işkence edilerek öldürüldüler. Bilim sonunda galip çıktı. Yeni ürünler yeni buluşlarla dünyanın her tarafını sardı… Ürettikçe …

Ankara’da geçen çocukluğumun küçük adımlarımın bulunduğu tozlu ve çamurlu sokaklarında dolaşan  minibüslerden atlı ve altı oklu küçük kâğıtlarla bayrakların atılışını izlerdik. Broşürlerdeki sıfatların kim olduğunu bilemezdik. Tek bildiğim, bababım iki katlı gecekondumuzda o siyasilerin belirlediği ücretlerle yaşam mücadelesi vermesiydi. Okullarda sınıf başkanı seçerken bu kadar zorluk çekmezdik. Aramızdan en çok oyu alan ve tahtaya ismi yazılan arkadaşımızı hep birlikte alkışlardık. Bizler o yaşta bunu başarırken, neden büyüklerimiz bir seçimi adaletli …