Bazı duruşlar vardır masumcadır… Eski siyah beyaz fotoğrafları görmeyeniniz yoktur. O bukleli kadınların yan oturuşlu bakışları mahzundur… Veya evli iki gencin yan yana oturup, kafalarını birleştirerek ellerini dizlerine koyup çektirdikleri fotoğraflara baktıkça,  sizi eskiye götürür, iç çektirir…             Siz hiç küçük kedilerin, sofranızda bir şeyler atıştırırken yanınıza yaklaşıp, o mahzun duruşlarına dikkat ettiniz mi? Gözlerinizin içine bakarak size, “Ohh ne ala siz yiyin, biz bakalım. Bana da birkaç lokma …

Küçüklüğümüzde babamız bizi Ankara’daki Gençlik Parkı’na götürürdü.  Lunapark’da sandalların gidip geldiği göletin kenarında bir masa tutulur, bir de semaverle keyif yapardık ailecek… Aslında aklımız oyuncaklara takılırdı.  Salıncaklar, çarpışan otolar derken, dönme dolaba binerdik. Öyle hemen de binilmezdi. Biraz sıra beklerdik. Beklerken de merak ederdik,  ‘yukarılarda neler var’ diye… Dolaptı işte, döner dururdu. Yukarıya çıkıldıkça Lunaparkı ve Ankara’yı kuş bakışı görürdük.  Aşağıya inince de değişik duygulara kapılırdık.  Şimdilerde bu dolapların çok …

Bakınız, hapishanelerimizde hiç yazan ve çizenimiz yok! Ülkem de hiç kimse kimsenin hakkına tecavüz etmiyor. Sokaklarımız tertemiz, insanlarımız nezaketli, tanıdık, tanımadık herkes birbirine karşılaştıkları her yerde selam bile veriyor!  Kırmızı ışıklara yani trafik kurallarına öylesine riayet ediyor ki, ölüm ve kaza oranları yok denecek kadar az! Çalışanlarımız yaşamlarından öylesine memnunlar ki, sendika kurmaya bile taraftar değiller! Bazen ufak tefek haklarını aramak için sokağa çıktıklarında polisler hiçbir şey yapmadan onlarla birlikte …