Siz hiç “Erkek Sığınma Evi”nin olduğunu işittiniz mi? Ben duymadım ama Türkiye’nin en ücra köşesinde erkeklerin gittiği, orada saatlerce kalıp boş vakitlerini öldürdüğü kahvehaneleri bilmeyenimiz yoktur. Birbirine girmiş masanın etrafında sıkışarak oturanların ter kokuları sanki ölü kokusunu anımsatır. Dışarıdan çocuğu ve karısı acil çağırsa, kimseyi görmez kahvehanenin müdavimleri… Gözleri hep kâğıt ve taşların döngecindedir. Öyle ki, içtiği çayın bardağını ve sonunun geldiğini bile hissetmez. Bunlar kahvede dayıdırlar ve arkadaşlarıyla öyle …

         “Uçun kuşlar uçun doğduğum yere, Şimdi dağlarımda mor sümbül var, Ormanlar koynunda bir serin dere…” diye devam eden şarkıdaki sümbüller nerede?  Hani o buz gibi tertemiz akan dereler ve o soluduğumuz temiz hava nerede?          “Uçun Kuşlar Uçun…” demek istiyorum ama kuşlar özgürce uçamadan tek tek düşüyor insanların ayak önlerine… Ve şaşkın örnek gibi bakıyoruz tepemizden ölü yağan kumrulara… Evet ABD, Kanada, İsveç’ten sonra İtalya’da da onlarca kuş öldü.. …

Çalışan ve yeni doğum yapan anneler, hükumet ASDEP adlı projesiyle çocuk doğumlarınıza teşvik getiriyormuş… Haydi, yaşadınız demektir!  Umarım doğuracağınız bebeğinizin doğum tarihi çıkacak olan kanundan sonra nüfus kütüğüne işlenir. Zira geriye dönük bu kanun geçersiz olacakmış…             Ne diyelim önce çalışan annelere hayırlı uğurlu olsun.  Doğum yaptınız ve bebeğinizi hastanenin yatan odasında elinize verdiler. Akrabalardan önce devlet size gelecek ve çeyrek değil, yarım altın değerindeki 300 TL’yi cebinize koyacak. Baktınız …