Birbirimize bağırır, çağırır yerine göre saç başa kavga eder, bazen de özgürlük alanımız diye bir metreden öteye kimseyi yaklaştırmama kararı alırız. Dinimizce yasaklanmasına rağmen çoğu zaman arkadan konuşur, bir birimize lakap bile takarız. Öyle zaman olur ki;  beğenmediğimiz fikirlerin suratına ne varsa atar, yeri gelir köşe başında pusu kurup, işimize gelmeyen beyinleri sustururuz.          “Ayrılık” sözcüğünü duyunca gevşeyip, içimiz bir tuhaf olur. Onca yaşanmış kötü anıları bir anda unutuver …

Henüz doğmamış bir bebek gibi, kitaba da Türkiye’de ilk kez kürtaj yapıldı.  Neşter cenini kanattı, yaraya tuz basıldı… Tutuklu gazeteci Ahmet Şık’ın “İmamın Ordusu” adlı kitap adayı yayımlanmadan mahkemenin kararıyla polis tarafından matbaa ve gazeteye baskın düzenlenerek bütün bilgi ve belgeler imha edildi. Bu kitapla ilgili elinde doküman olabileceklere de “Terör Örgütüne üye olmak suçundan ceza alabilecekleri” yönünde gözdağı verildi.          Şaşırdınız mı? Doğrusu ben hiç şaşırmadım. Kitap eğer birilerin …

Hani bir laf vardır halkımızın arasında; “ Bir insanın adı çıkacağına canı çıksın” diye… Seçimlerin yaklaştığı şu günlerde yine çirkin tezgâhlar kurularak mide bulandırmaya başladı… Hep merak etmişimdir, komplo teorilerinin üretildiği ve hayata geçirildiği sanal komuta merkezini… Yurt içinde midir, yurt dışında mıdır? Kimdir? Arkasında hangi güçler vardır? Neyse bunun kokusu da bir gün çıkar hep birlikte duyarız… Biz Türkiye’deki depremleri bir kenara bırakalım şöyle Japonya’ya bir uzanalım. Başlarına gelen …