Unuttuk yine; ses verleri, Ve toz bulut acıları Ölümü taşa vermiş de Tanrı Acıdan ikiye yarılmış, İnsansa birinci gün ağlamış, İkinci gün gülmüş, Üçüncü gün unutup, Hülyalara dalmış… Ertuğrul Erdoğan Kasım 2011

Nerede o eski bayramlar, Maytapların patladığı, Sokak aralarında Meleyen koyunların Ölüm korkusu… Radyo’da oyun havaları, Eşliğinde bekleyen Yaşlıların umutlu bakışları. Kapıda ise naylon torbalı Çocukların gülücükleri Arasında açılan avuçlar Ve büyüklerin etrafında Toplanan küçükler… Şimdi büyükler Sonsuzlukta, Küçükler çil yavrusu gibi Savruldu hayatın Bilinmezliğine… Hey gidi günler hey!   Ertuğrul Erdoğan 5 Kasım 2011

Köşe başları tutulmuş, İnsanın ümüğünü sıkarcasına, Maskeli gözler katran karası Ağızlarda salya Ha düştü, ha düşecek! Bir okka yere, Savulun sinmesin size de Şeytanın pis kokusu!   Ertuğrul Erdoğan Ağustos 2011