Sevgim yukarıya düştü, Al uzat kalbine. İnsan gülüşü olmayan, Suskunluğun boğduğu, Ruhun gergin, Ve kan izlerinin yamaçları esir aldığı, Harap olmuş duvarların arasından sızan çiçeklerin gülümsediği uçurumun en dibinden sesleniyorum sana. Uzat ellerini, Gözlerini… Hatta hep seni… Uzat uçurumdan aşağıya, Sana verdiğim sevgimle birlikte, Büsbütün kendini…  25 Nisan 2018 Bodrum

betonla örülmüş koca şehir, arasındaki sokaklarda, kimbilir ne salya sümük ve orospuluklar akıyordur çirkefcesine, hem de, irin, irin! Oysaki, yeşil bir köşede dokunmaktır aşk, kedi tüyünde yumuşak ve sessizce…

Gece zemheriydi Gökyüzü, bir an güneş gibi parladı, Bombalar, oyuncak misket gibi dağıldı, Küçücük çocukların üstüne. Evlerin duvarları un ufak, Betonlar arasında kayboldu Ecir. Bir anne az ötede feryat ediyor, “Yavrum şuracıkta, kurtarın onu!” diye, Toz, duman kanlı yüzlerde, Avuçlar kürek, Öylesine hızlı ki, Bir kedi hızlılığında. Birkaç dakika sonra Önce tozlu başı göründü, Toprak eşelendikçe, Sonra  elleri, Avuçları sımsıkıydı, Korkudan kilitlenmişti. Çevredeki kanlı yüzler üzüldü, Başları önünde, ‘Ecir öldü!’ …