Kuşlar, özgürlüğün simgesiydi… Onların sınırı yoktu. Dertleri yalnızca bir ağaca konmaktı, Onlar, yalnızca bağımsızlık türkülerini söylerdi Bir lokma ekmek uğruna… Güvercindi dünyada barışın simgesi… Kimisi siyah,  kimisi beyaz. Ve bir minik serçeydi Korunması gereken. Bir gaz bulutunda Yere düştüler sessizce… Onlara da Gezi Parkı yasak mı?   Ertuğrul Erdoğan 31 Mayıs 2014

Ülkemde insanlar ölüyor! Hem yer altında Hem de yer üstünde… Kimisi tek tek, Bazen de toptan, Ülkemde insanlar ölüyor! Kadınlar kuytu bir köşede, Erkekler ise,  gazın sinsiliğinde, İnsanlar tedirgin, Ürkek, Sinmiş, Ve insanlarımız kaçırılıyor, Dağlara, Gelecekleriyle birlikte… Ülkemde insanlar cinnet geçiriyor, Ne ana, ne baba, ne eş, Ne de yavrusunu düşünmeden Boşalan sinirin Gözü dönmüşlüğünde… Ülkemde çocuklar sinsice öldürülüyor, Kör bir kurşunun Kalleşliğinde… Ve yaşarken ölüyor insanlarımız, Kendini bilmez politikacıların …

Temiz bir ekmek uğruna, Kömür tozu yuta yuta, Gündelik kırk liraya, Karanlığı oyuncak zannedip, Kömürü taş taş üstüne koydular. “Yanan bizdik aslında, Sizler kömür sandınız” Diyen yürekler, Yerin kilometrelerce Labirentinde, Mezarlıklardan da ötede… Soma’da acı, Sokağında umutlu bekleyiş var. Derlerdi maden işçilerinin Yüzü hiç gülmez, Ama Onlar  “Çocuklarımızın yüzü Hep gülsün” diye Çalışır ölümüne… Bir politikacı çıktı ekrana, “Kömür karasına bulaşanların Acı çekmeden öldüğünü, Ve onlar, “Güzel Ölürler” demiş. Hadi …