Sonrasız Kadınlar

SONRASIZ KADINLAR

sonrasiz-kadinlard2bc9eb6fdf0de09ef31a9028d5aeef6

Lakin Yayınları / 210 Sayfa / Mart 2015

Bu Kitabı Okumadıkça “Kadınlar” Anlaşılamaz ‘’

Bu kitapta, Türkiye’nin kanayan bir yarası olan kadın şiddeti üzerine yazılmış öyküler okuyacaksınız. Akla hayale sığmaz şiddete maruz kalmış nice kadınlarımızın öyküsüdür bunlar. Bazen sokak ortasında, bazen de kuytu bir köşede öldürülen kadınlarımız… Nazım Hikmet’in  “Kadınlarımız” şiirinde söylediği gibi,

“Bizim kadınlarımız,

 Korkunç ve mübarek elleri,

 İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle

 Anamız, avradımız, yârimiz” dediği kadınların hikâyesidir bunlar. Kitabımı sonlandırdığınızda; feodal yapıdaki çarpık ilişkileri, küçük yaşta gelin edilen okuma çağındaki kız çocuklarının egemen toplumun kahramanları olarak ilan edilen erkeklere nasıl yem edilişlerine tanık olacaksınız. Onlar ki toplumda geri bırakılarak evlerine hapsedildiler, dövüldüler, cinsellikle horlandılar. En sonunda da acımasızca öldürüldüler.

Keyfi yerinde olup kocaları tarafından el üstünde tutulan kadınlarımız, sizler televizyonlarda kadınlarımızın sokak ortasında yok oluşlarını gördüğünüzde neler düşünürsünüz? Empati yapıp hemcinslerinizi korumak adına tepkinizi ortaya koyabiliyor musunuz? Kadın kuruluşlarıyla hareket edip bu önemli soruna çözüm yolları arıyor musunuz?

Yaşadığımız bu hunharca cinayetleri gerçekleştirenleri de bizim öğretmenlerimiz, imamlarımız, çevremiz ve politikacıların söylemleri yetiştiriyor. Onların eğitiminden, yaşamından, ekonomisinden sorumlu olan iktidarlar bu konuda üzerlerine düşen görevlerini tam anlamıyla yapabiliyorlar mı? Toplum olarak bu ciddi konuyu gündemde tutmasını biliyor muyuz? Çalışanların düşük ücret kıskacında nasıl boğuştuklarını,   eş ve çocuklarının gereksinimlerini günümüz şartlarında ne zorluklar altında karşılamaya çalıştıklarını tahmin edebiliyor musunuz? Yine,  evlatlarını okula gönderen ebeveynlerin onların cebine bir simit parası bile veremedikleri bir ortamın ciddiyetini hissedebiliyor musunuz? Yaşama ayak uyduramayıp borç batağına saplanan erkeklerin cinnet geçirmelerini sosyo-psikolojik ve ekonomik bağlamda inceleyip gerekli önlemleri alabiliyor muyuz?

Sonuç olarak,  eğitim, ekonomi, mutluluk, basın özgürlüğü ile hukukta dünyada ilkleri paylaşan Finlandiya, Norveç, Hollanda, Danimarka gibi demokrasilerini geliştirmiş ülkeler arasında kendimize yer bulamadığımız sürece, maalesef bu ilkelliğin sona ereceğini düşünmek hayalden öteye geçmez. Keşkelerle yol alınmıyor. Öykülerimdeki olumsuzluklar olmasaydı da ben de yazmasaydım!

Ertuğrul Erdoğan

2015

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir