Dünyanın En Usta Şoförleri Türk!

indir

“Dünyanın en usta şoförleri hangi ülkededir?” derseniz, Türkiye derim! Şoförlerimizle gurur duyuyorum! Belki birçok dünya ülkesinde de usta şoförler mevcuttur ama bizimkilerin eline kimse su dökemez!

Yolda giderken her beş şoförden (Şoför unvanını almak olmak öyle kolay olmasa gerek!) dördünün elinde cep telefonu var! Öyle gözlememişimdir ki, ışıkta yan yana durduğumuzda yan araçta şoförün elindeki telefondan Facebook sayfasını bile gördüğüm olmuştur.  Hatta orta şeritte giderken telefonuna bakmaktan yavaş ilerlerken arkasındaki araç kuyruğunun farkında olmayanlar mı derseniz, yine telefona bakarken,  önündeki araca dokunanlar mı dersiniz…  Ellerinde telefon gördüğünüz şoförlere aslında küçük bir şaka yapabilirsiniz. Bir video da izlemiştim. Adam direksiyon başında telefona dalgınca bakanların yanına yaklaşıp penceresini açarak öyle bir çığlık atıyor ki, şoför elindeki telefonu korkudan bırakıyor! Bu seyrettiğim video,  yurt dışı menşeili. Sakın siz denemeyin, yoksa haydar ve leyve hem aracınıza hem de size zarar verebilir!

Belki “Bunlarda daha ne ki?” diyenleriniz, olacaktır. Artık You Tuber olmak için insanlar neler yapmıyor neler? Geceden kurduğu senaryolarla araçta çektikleri birbirinden ilginç vidolarla artistlere taş çıkartıyorlar.  Onlara da kazasız belasız hem araçlarını sürdükleri hem de kralından video çektikleri için ödül bile vermek lazım!  Geçenlerde bir haber kanalında izlemiştim. Bir maganda fenomen olmak için dozu öylesine artırmış ki, bu görüntüsü ile ona da yılın şoförü unvanını vermezlerse ayıp olur! Adamın kafası sıfıra yakın, sakallı.  Güneş gözlüğü ise aynalı!  Aracı deseniz eh işte!  Bir elinde telefon, diğer eliyle yan koltuğa hazırladığı,  hani şu hamamlara kurulan meyve tabağının aynısı mevcut. Bir taraftan meyvesini yerken diğer taraftan hızlı çalınan müziğe dudaklarını kıpırdatarak play back yapıyor! Ayaklarını mı sordunuz? Bir ayağı gaz pedalı veya frende, diğeri ise direksiyonda!

Yayalarımız sanki şoförlerden aşağı kalıyor mu? Bakınız trafik ışıklarına. Birçoğu kırmızıyı yeşil görüyor. Aslında trafik ışıklarını ihlal edenleri toplayıp renk körü olup olmadığını kontrol etmeli!  Almanya’yı 2017’nin Aralık ayında ziyaret etmiştik. Öylesine bir trafik ve yaşam düzeni var ki, insanın imrenmemesi elde değil. Hemen kendi ülkemle mukayese yapmadan edemedim. Bırakın trafik ışıklarını, yaya işaretlerinde adımınızı attığınızda araçlar anında duruyordu. Bunu denemek için birkaç kez yaptım. Adımımı atar atmaz araçlar anında duruyordu. Biz farklı bir milletiz. Ülkeme döndüğümde böylesi düzeni görmek mümkün değildi. Araçlar kırmızı ışık yansa bile geçenler oluyordu.  Yayalarda boş bulduğu ortamda kırmızı, yeşil fark etmeden karşıdan karşıya geçebiliyordu. Yine böylesi bir günde simitçinin yanında bir trafik polisi oturuyordu. Kırmızı da geçen yayaları işaret ettim. “Ne olacak bu milletin hali?” dedim.  Güldü.  Bir aya yakın ceza kestik yayalara, ancak başını alamadık.” dedi. Düşündüm de, “Acaba o kadar milyarlarca bütçesi olan Milli Eğitimin okulları neden bir trafik kurallarını insanlara öğretemedi?”

Caddelerde bir de motor sürücülerimiz var ki, Dünya Şampiyonumuz Kenan Sofu bile o hareketleri yapamaz! Motorsikletin önünü havalandıran mı dersiniz, üzerine balıklama yatıp kendilerini sirkte zannederek araçların arasında gidenler mi dersiniz, neler neler… Ya yolları trafiğe kapatarak babasının aracını dirift yaptırarak cavlatanlara ne demeli? Hatta her iki şeridi trafiğe kesip araçların önünde açtıkları oyun havası ile döktürenlere ne demeli? Yahu kocaman sarı kamyonun kıçını bile attırarak tango bile yaptıran var bu ülkede!

Trafikte nezaketten yoksunuz! Sağa dönmek veya şerit değiştirmek için dakikalar önce sinyal verirsiniz, arkadan gelen bir Allah’ın kulu aracınızı görmez!  İnsanın araçtan inip, “Acaba stop lambalarında bir sorun mu var?” diyesi de gelmiyor hani!

Leyve ve Haydar şoförlerimizin vazgeçilmezleri… Onlar olmayınca kendilerini şoför zannetmez birçoğu!  Hele bir el kol hareketi yapın,  araçlarını hemen önünüze kırıp elindekiyle başınıza dikiliverir. Artık dayak mı yersiniz, yoksa dayak mı atarsınız, onu karakolda tutanaklar belirler!  Evet, belki demokrasi, özgürlük, basın, eğitim vs. konularında dünya istatistiklerinin sonlarında yer alırız ancak, akıllı telefon ve levye kullanımında birinciliği hiç kimseye kaptırmayız evelallah!

Nasıl içkili araç kullanmak hem kendisine hem de karşısındaki insanların ölümlerine neden oluyorsa, telefon kullanımı da trafikte büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Tabi ki acil durumlarda telefonlara bakmadım diyen yalan söyler.  Ancak, saatlerce süren sohbetle telefon görüşmesi yapanlar da yok değil! Telefona bakmanın da bir adabı olmalı. Uygun bir yer bulmak çok mu zor ki?  Yollardaki cepleri neden yapmışlar, dersiniz?

Bütün bunları hep birlikte gözlemlerken,  araç kullanan şoförleri sosyal medyadan nasıl uzak tutacağız? Bu konuda televizyonlarda hiç tartışma programlarını izlediniz mi? İzleyemezsiniz, zira siyasilerden buna zaman bulamazlar! Ancak insanların düşünceleri durmaz. Bir şeyler üretmek için didinir durur. Bilim de durmaz, durmaması da gerekir. “Her insan oldukça saçma şeyler düşünmelidir. Onların arasından mutlaka insanlığa yarayan faydalı bir şeyler çıkacaktır.” diyor bilim insanları.  Ben de zaman zaman bu konuda kafamı yorarım. Öncelikle trafikte seyir halindeyken şoförlerin bu sosyal medyaya bakma ve video çekme bağımlılığı nasıl önlenebilir? Diye, oldukça kafa yormuşumdur.

Araçlara takılacak gizli bir çiple, sosyal medya veya video çekimlerini önlemede duyarlı bir sistem geliştirilebiliriz. Ve sosyal medyayı araç içinde kullananların, hangi zamanda kullandıkları tespit edilerek büyük bir ceza kesilebilir. Hatta bunu ikinci kez tekrarlayan sürücünün belli bir süre ehliyeti de elinden bal gibi alabiliriz. Telefon görüşmelerinde ise kısa bir süre sonra, karşıdaki arayana “Şu an araç kullanıyorum.” gibi uyarı veren bir sistem veya araç içinde çiple telefonun kontrol altına alınabileceği bir sistem geliştirebiliriz. Ancak bizim ülkemizde bu çip olayını nasıl uygularlar bilemiyorum. Büyük ihtimalle siyasiler araç içini dinleme ve izleme olarak algılayabilirler!

Tabi ki bu konuda herkesin ilginç fikirleri olabilir. Ancak bu akıllı telefonlar yüzünden birçok kazanın meydana geldiği ve insanların öldükleri düşünülecek olursa,  konunun ne kadar ciddi olduğu ortadadır. Yani alkollü araç kullanmak kadar tehlikeli bir durum arz etmektedir.

Çip konusu daha da geliştirebiliriz. Şöyle ki, araç çalınmalarında aracın yeri anında tespit olabilir. Bir başka önemli konu da, terörist eylemlerinde çalınan araçlara yüklenen bombalar. Bu ciplerin bomba veya silahlara karşı da duyarlı olması sağlanarak,  bomba yüklendiği anda tespiti de mümkün olabilmelidir. Hatta aracın kırmızı ışıkta geçmeleri, şerit ihlalleri vs. konularında da teknik gelişmeler düzenlenebilir.

Sizler bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Ertuğrul Erdoğan

Onsekizmayısikibinonsekiz

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir