Yapay Zeka İnsanlığın Sonu mu?

Bilime önem veren üniversitelerde yapay zekâ dersleri zorunlu olmaya başladı ve bu dersten iyi puan alamayan öğrenci okulu bitiremiyor. Kore İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü böyle bir karar almış. Üniversite’de yalnız Korece konuşulmuyor ve ortak dil olarak İngilizceyi benimsemişler. Bunu da şöyle savunuyorlar, “Düşünceler küreselleşmeden bir üniversite dünyanın önde gelen üniversiteleri arasında yer alamaz.”

n_3001_yapay-zekaBelki elli sene insanlık biraz olsun rahat olacak. Ancak ondan sonra yavaş yavaş yapay zekânın sıkıntılarını gelecek nesil  çekmek zorunda kalacak. Politikacıların nüfus artışını körüklediği bir ortamda insan ömrünün uzamasıyla dünya nüfusu önümüzdeki yüz yılda oldukça artacak. İnsanlığın sonunu getirecek büyük bir savaş olasılığı düşünülmediğinde, nüfusun fazlalığı kargaşayı da beraberinde getirecektir. İçme sularının azaldığı ve doğayı hoyratça kullandığımız bir ortamda fizik kurallarına göre yaşam şartlarına ayak uydurabilenler ayakta kalabileceklerdir.

İşte böylesi bir ortamda yapay zekâ, sanayi başta olmak üzere insanların yaptığı her işi ele geçirmiş olacak. Bundan en büyük hazzı da kapitalist düzeni yönetecek olanlar yaşayacaktır. Peki, hem politik baskıyla kıskaç altına alınan hem de yapay zekanın oyununa gelerek işsiz kalanlar ne yapacak? Bilim insanları böylesi bir durumu görüp yine bilimsel çalışmalarıyla ikinci bir yapay zekâ mı yaratacak? Yoksa ağzı sütten yanıp bilimden üfleyerek mi uzaklaşacak?  İnsanların henüz yapay zekânın başlangıcında bile işsiz kaldığı, borçları dağ gibi büyüdüğü ve karmaşanın diz boyu olduğu bir dünyada bir de yapay zekânın tam anlamıyla işlerliğini kazandığı bir dünyada ne hale gelebileceğini tahmin edebiliyor musunuz?

Bir bilim adamının yaptığı araştırmaya göre, yedi milyarlık nüfusta bir veya bir buçuk milyar insanın çalışması yetiyormuş. Geri kalan insanlar ne yapacak? ‘Aç insan  saldırgan olur.’ düşüncesiyle onlar nasıl dizginlenecek? Kapitalist düzen bunun üzerinde bayağı kafa yoruyor. Aşırı kâr marjlarından bu insanlar kendilerine saldırmasın diye, bir simit ve çay parası ile geçiştirme politikaları üzerine kafa yoracaklardır. Bol bol silah üretip dünyanın çeşitli bölgelerindeki ülkeleri birbiriyle savaştırarak insan kıyımına devam edeceklerdir.  Böylesi bir ortamda bir de yapay zekâ,  dizginleri ele aldığında milyarlarca insan çalışmadan neler yapacak? Ne yapacakları belli! Bir elinde akıllı telefonuyla oynarken, diğer yandan simidini çaya bandıracak!

Belki de bilinmez,  üçüncü dünya hatta dördüncü dünya savaşı ile yeryüzünde kalan Adem ile Havva, yaşama yeniden nefes olacak. Veya sarhoş bir gök taşı dünyamıza çarpıp bizi kara deliğe doğru sürükleyip hep birlikte toz zerrecikleri olarak Samanyolu’na dağılıp gideceğiz…

Ertuğrul Erdoğan

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir