kimbilir kaç kere kapatacağız rengarenk perdeleri kalın kalın… fanusta delicesine dolaşan balıklar gibi kaldığımız köhne odalarda, o gün ve saat geldiğinde, belki de hiç açılmayacak güçsüz kollarda rengi solmuş perdeler. ve kimbilir kaç sevdalar sabahın aydınlığında karanlıklara teslim olacak! Ertugrul Erdogan yirmialtımayısikibinonsekiz

Lise yıllarındayım. Anarşinin okulları esir aldığı, sınıflarında bile öğrencilerde silahların olduğu, okul çıkışlarında belli bir grubun elinde tuttuğu öğrencilerle bağıra bağıra yüründüğü ve birden patlayan olaylarla herkesin polisten çil yavrusu gibi dağıldığı yıllardı… O yıllarda Ankara Cebeci’de Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin tam karşısında Doğan Yayınevi’miz vardı. Yani 70’li yıllardan bahsediyorum. Hâl böyle olunca hem okuyoruz hem de dükkânımızda çalışıyoruz modundayım. Ticaret adamı olacağız ya, rahmetli babam bana en uygun okulu bulmuştu. …

“Dünyanın en usta şoförleri hangi ülkededir?” derseniz, Türkiye derim! Şoförlerimizle gurur duyuyorum! Belki birçok dünya ülkesinde de usta şoförler mevcuttur ama bizimkilerin eline kimse su dökemez! Yolda giderken her beş şoförden (Şoför unvanını almak olmak öyle kolay olmasa gerek!) dördünün elinde cep telefonu var! Öyle gözlememişimdir ki, ışıkta yan yana durduğumuzda yan araçta şoförün elindeki telefondan Facebook sayfasını bile gördüğüm olmuştur.  Hatta orta şeritte giderken telefonuna bakmaktan yavaş ilerlerken arkasındaki …