İnsanoğlu dünyaya ayak bastığında taşı görünce evirip çevirip baktı, sertti. İleri kara parçasına doğru attı, “Küt!”, diye, suyun olduğu bir yere attı, “Foş!” diye ses çıkarttı. “Bu nasıl bir şey?” diye,  şaşırdı. Çünkü Tanrı ona 1,4 kg ağırlığında üç şehrin santraline denk gelecek taze bir beyin vermişti. Ona, miskince oturma, yürü, hem de başın dik olarak yürü, sana ihtiyacın olan şeyleri verdim. Gözlem yap, iyi çalışırsan ileride ne mucizelerle karşılaşacaksın” …

Pandemi yılı olan 2020 yılını bir anlığına hayatımızdan çıkaralım ve geriye doğru Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllara kadar bir yolculuk yapalım. Bilmeyenler de araştırma yaparak öğrenebilirler. Sözü şuraya getirmek istiyorum. Cumhuriyetin ilk yıllarında insanlarımız gerçekten savaş yorgunu ve cahillikle uğraşmak zorundaydı. Eğitimi önemseyerek Köy Enstitülerin kurulması ile bir ışık ülkenin her tarafını aydınlatmaya çalışıyordu ki, şer güçler buna engel olarak ülke eğitimine büyük bir sekte vurmuşlardır. Ülkemiz işte bu zor koşullarda …

NOT: Yazımın İngilizcesi Türkçe röportajın sonundadır. Note: The English version of the interview is at the end of the article. Afrika denildiğinde aklımıza ilk gelen renk, siyahtır. Oysaki güneşin ve aydınlığın hiç eksilmediği renk, sarıdır. Afrikalı çeviktir. Ruhlarında özgürlük vardır. Tam Tam müziklerinin ruhu doğum ile ölüm arasındaki hayat yolunu anlamlandırır. Kötü ruhları kovalayıp evli çiftleri kutlarlar. Baharı karşılarlar. Atalarını selamlarlar ve ölülerini saygıyla uğurlarlar. Bütün bunlar müziklerinin içindedir. Danslarındaki …