Denizin üstüne güneş sıcak ve parlaklığını öylesine vermişti ki bundan kıyı kasaba da nasiplenmişti. Buradaki halk,  uzun ve yaman geçen kışın ardından gelen baharın gülümseyen yüzüyle mutluydu. Mavi badanalı, iki katlı evin avlusundaki onarılmış balık ağları karman çorman,  köşede eskimeye yüz tutmuş sandal ise boyasız ve küreksizdi.             Sabahın erken saatlerinde Mert, avluya çıktı. Özenle baktığı siyah saçları günün ilk ışıklarıyla parlıyordu. Üstünün dağınıklığını topladı. Siyah badem gözlerinin çapağını başparmağı …

1968 kuşağı televizyonu daha doğrusu ekran nedir bilmezdi. Radyomuz,  evimizin tek eğlencesiydi, demiştim. Ah o radyolar! İşte o eski radyoları bir Alışveriş Merkezinin zemin katında sergilemeleri çok ilgimi çekmişti. Orada, pamuksu saçları, zayıf suratı ve küçülen bedeniyle zorda olsa Alışveriş Merkezi’nin en alt katına yürüyen merdivenle inen yaşlı kadının yanında tanıdık kimsesi yoktu. Arkasındaki genç kız, tedirgin ve gözü,  yaşlı kadındaydı. İçinden “Onun kolundan ben tutacağım” der gibiydi. Öyle de …

Bu sayfada fotoğraflarımdan bir bölümü sevenlerimle paylaşıyorum.. Bunlar yıllar boyu arkamızda bıraktığımız ama hiçbir zaman kalbimizden sökülüp atılmayan güzellikleri, güzel insanları ve anıları da bizle geleceğe taşıyan en değerli varlıklarımızdan.. Onun içindir ki sevenlerim ve izleyenlerimle paylaşmaktan büyük keyif alıyorum.                              Nilüfer Belediyesi yazar yemeği                         …