Şimdilik “KAVANOZDAKİ BÖCEKLER” adını verdiğim çalışmamın basımı için Altın Bilek Yayınevi ile sözleşmeyi imzalamış ve Sonbahar’da (2017) çıkacağını duyurmuştum. Ancak, yayınevinin el değiştirmesi ve bilimsel eser çıkartacaklarını belirtmeleri üzerine sözleşmem tek taraflı olarak iptal edilmiştir.  Yeni yayınevi girişimlerim devam etmekte olup, okurlarımdan özür dilerim. Bu çalışmamda; yaşadığı coğrafyanın hem siyasi hem de doğa koşullarının zorluğundan, gelişmiş  ülkelere kaçan insanların ilginç hikayeleri okuyacaklarınız… Çalışmamın Özeti Afrika’nın uçsuz bucaksız çöllerinde, yaşam mücadelesi veren …

         Kuzguniliğin ülkemizi sardığı, gözlerimizin çubuk ve koni hücrelerini esir aldığı, yüreklerimizin vurulduğu günlerde karanlıkta yürüyoruz… Hem de kusurlarımızı görmeden, hep bir bahane üreterek, sorunu irdelemeden ve sonucu bulamamanın çaresizliğiyle…             Bazıları yürüdüğü yolun kendince aydınlık olduğunu zanneder. Oysaki adımları karanlık içinde nereye gittiğini bilmeyen şaşkın ördekler gibi oradan oraya savrulurlar. Çuvaldızı bilmediklerinden iğnenin de ne olduğunu bilmez onlar. Onlar ki, Mevlana’nın yüz yıllar önce söylediği, “Öyle adamlar gördüm üstünde …

İstanbul’da denizle karanın birleştiğine şahit olmuştuk ama Ankara’ya, deniz olmasa da göl geleceğini hiç tahmin etmemiştik.  Bir zamanlar siyasilerin “Ankara’ya Deniz Getireceğiz” vaadi,  rakip partililerce saçma bulunurdu ama kazın ayağı hiç de öyle değilmiş. Bizler de yanıldık!  Hayaldi gerçek oldu!             Yıllar öncesinde uslu uslu yağan yağmurlar şimşekleriyle insanların yaptıklarına kızarak birden yeryüzüne deli gibi boşalıyor. İnsanlar, ne yapacaklarını şaşırdılar. ‘Altımız şeş hane üstümüz tabak hane’   misali birçok şehirlerimizde olduğu …