Yüzlerin gülmediği, alın terinin toprakla buluştuğu, kömür tozlarının insanları savurduğu, yaşamın karalara bağladığı Soma’da şimdilerde ocaklarında yas var. Anaların elleri ölen evlatları için havada. İsyan kimeydi? Tanrıya mı, yoksa maden ocaklarında önlem almayanlara mıydı? Eğer isyan Tanrı’ya olsaydı, Tanrı hiçbir zaman kullarına “Birbirinizi öldürün, yaptığınız işlerde önlem almayın, işinizde hilekârlık yapın, doğayı kirletip, dere kenarlarına ev yapın veya eksik malzeme kullanarak evleriniz depremde yıkılsın” demezdi. O bir anne… Yaşamında hem …

Yorganını kafasına kadar geçirse de sokakta yürüyen atın nal sesleri Müge’nin içini bir tuhaf ediyordu. Uykusunun en tatlı yerinde bu sesi duyar duymaz, kulağının birisini yastığa gömüp diğerini ise eliyle kapattı. “Ya sabır!” çekerek yatağının içinde bir solucan gibi büzüşüp öylece kalakaldı.  “Çongara Fasulye!” diye atın kayışını tutarak avazı çıktığı kadar bağıran satıcının sokaklarından uzaklaşmasıyla Müge bir an olsun rahatlamıştı. Müge hiç evlenmemişti. Küçük bir inatlaşma ve ardından gelen karşılıklı …

Ülkemi bir baştanbaşa gezerek adaleti arayacaktım. Aracımın suyuna, yağına, lastiklerine baktırdım. Bir de cebimdeki paraya… Tüh Allah kahretsin! Zorunlu Trafik Sigortası’nı unutmuştum. Bitmesine birkaç gün var. Bir araştırma yaptım. Geçen sene yatırdığım sigortanın iki misli pahalılaşmış. Daha yola çıkmadan adaleti bulamadım! Bir gecede Ankara’nın meclisinden çıkıvermiş, sonrada Beştepe’deki sarayda onaylanıp Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş! Girmiş girmesine de emeklisi sızlana sızlana, zengini de güle oynaya aynı pirim tutarını kuzu kuzu …