Egzotik Hindistan Ve Edebiyatı

NOT: Röportajın İngilizcesi yazının sonundadır.

Note: The English version of the interview is at the end of the article.

Hindistan! Her şeyi ile birçok ülkeden farklı yaşayanların bulunduğu ülke! Attığınız her adımda yeni sürprizleri görebileceğiniz ve gezenlerin dönüşte kendilerini bir rüyada hissettiği Hindistan! Uzay ve yazılım teknolojisi ile dünyada önlerde bulunurken fakirlik bile felsefe olmuş. Üstelik liderleri bile var. Hint Fakiri olabilmek için onların yirmi bir şartını yerine getirmeniz gerekir. Ganj Nehri ve inekler, Hintliler için kutsal. Ganj Nehri’nde ölülerini yakarak küllerini nehre atarlar. Çünkü akan suların cennete gittiğine inanırlar. İnekler,  insanlardan değerlidir. Hele bir yanlışlıkla onlara zarar verin veya öldürün, anında linç edilirsiniz veya müebbet hapis cezası bile alırsınız. Sokaklarında ilginç yemek satanları görürsünüz.  Hint kültürü ülkenin her tarafından fışkırır. Burası için, “Hindistan önce insanı mahveder, sonra âşık eder.” Sözünü, gezginler söylemiştir. Yokluk ve yoksulluk bu ülkeyi ziyaret edenlere belki ağır gelebilir veya kültür şoku yaşayıp belki yemeklerini yemeyebilirler. Trafikte karmaşa sizi şaşkına çevirebilir. Sürekli duyacağınız korna seslerinden rahatsız olduğunuzda kulaklarınızı tıkamak en iyisi olacaktır.

Gezilecek yerleri de çoktur bu ülkenin. Altın Tapınak,  Tac Mahal denildiğinde birçoğumuz biliriz.  Amber Kalesi, dünyanın en eski şehirlerindendir.  Baranasi, deniz, kum ve plajlar ile eğlence merkezinin bulunduğu Goal Bölgesi, turistlerce en çok tercih edilen yerler arasındadır. Yani yok yokların ülkesidir Hindistan! 

İngiliz sömürgesine karşı aktif ama şiddeti benimsemeyen direnişiyle ilgili Satyagraha felsefesinin öncüsü Mahatma Gandi’yi de bilmeyen yoktur. Birçok önemli sözlerini kullanmayan da… Örneğin “Sevginin olduğu yerde hayat vardır.” Sözünü  önemserim.  Nüfusu 1 milyar 350 milyonu geçiyor. Yaşayanların yüzde 80,5’i Hindu, yüzde 13.4’ü Müslüman, yüzde 2,3’ü ise Hristiyan’dır. Geri kalanları da farklı dinlerdendir.

Hindistan ve dünya edebiyatın da önemli isimlerinden birisi Rabindranath Tagore’dir. Hint edebiyatının ilk eserleri Hindu dininin kaynak metinlerini oluşturur. ‘Veda’ adı verilen bu metinler Hint Mitolojisinin de kaynağıdır. Pruha öyküleri en ünlü yapıtlarıdır. İlk yazarları 5.yy da yaşadığı sanılan Şair Kalidasa’dır. Amaru, Bhartrihan, Mayura, gibi eserleri vardır. 19. y.y’da yetişen Yallu Lâl Çağdaş Hint edebiyatının kurucularındandır. En ünlü eseri Prem Sagar’dır.  (Aşk Ummanı)

Hindistan’ın gizemli kültürünü anlatmak böylesi röportaj çalışmalarına sığacak gibi değildir. Bu ülkenin günümüz edebiyatını daha yakından tanımak için ülkemizde Nilüfer Uluslararası Şiir Festivali’ne de konuk olan Şair, Yazar Rati Saxena’ ya sorularımızı yöneltelim.

E.E. (1) Sayın Rati Saxena kısaca kendinizi tanıtıp kitaplarınız ve edebiyat çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

R.S. (1)  Udaipur, Rajsthan’da doğdum, ama küçüklüğümde babamın memuriyeti nedeniyle Rajsthan’ın birçok şehrini gezdim. Bhopal şehrin uzağında Uncles Anaokulunda okudum. En çok da Jaipur Rajsthan’da okudum. Okul etkinliklerinde münazaralar yanı sıra birçok tiyatro oyununda rol aldım. Mezuniyet ve yüksek lisans eğitimim en eski dillerden biri olan Sanskritçe idi. Doktora sırasındaki araştırma çalışmam ise Vedik Sanskrit’teydi.

Kolej günlerinde şiir yazdım. Ailemde şair veya yazar olmadığından ve dünya dışındaki yazarlar ve şairleri henüz okumamışken şiir yazma becerimden pek emin değildim. Evlendikten sonra kendimi ifade etmek için yazmaya devam ettim. Uzun yıllar evliyim. Hint evlilik sistemleri ve geleneksel Hint aileleri bir kadın için uygun değildir. Ama kırklı yaşlardan sonra edebiyatta tekrar aktif oldum. Şimdi altı şiir kitabım var. Üçü İngilizce (bana çevrildi), ikisi Hintçedir.  Biri Malayalam Şairi Balamonyam’ya üzerine eleştiri kitabıdır. Diğeri ise Şair Frined-Ayyappa Paniker hakkında bir anı kitabıdır.  (Indira Gandhi bursu altında eski bir eser olan Atharvaveda hakkında bir araştırmadır. Aklın tohumu – Atharvaveda’ya Yeni Bir Yaklaşım) Hint ve uluslararası dillerden yaklaşık yirmi beş adet kitap çevirdim. Son çalışmam  “Açılan bir yumruk”  uzak geçmişten şimdiki geleceğe ait bir şiir terapisidir.

Hindistan’daki ilk şiir web dergisi olan Kritya’yı 2005 yılından beri yönetiyorum ve 2005’ten itibaren de şiir festivali düzenliyorum.

E.E. (2) Türk edebiyatı hakkında neler biliyorsunuz? Bildiğiniz bir yazarımız var mıdır?  Hindistan edebiyatta nerelerde? Ünlü yazarlarınız ile kitap okuma oranları yanı sıra;  yazar- okur ve yayınevi üçgeni hakkında neler söylemek istersiniz?  

R.S. (2) Ataol Behramoğlu gibi birkaç şair ve birçok genç şair tanıyorum ama Lale Müldür ve Nâzım Hikmet’ten etkilendim. Türkiye’ye dört kez geldim ve çok memnun kaldım. Günümüzde yayıncılık farklı bir iş olsa gerek. Bu yüzden kaliteli ve dürüst bir yayıncı olmadıkça,  ne söylesem bir etkisi olmayacaktır. Maalesef eskiye göre daha az okur var. Yani hükümet desteklemedikçe,  bu yönde bireysel çalışmak oldukça zorlaşıyor.

E.E. (3) Ülkemize Nilüfer Uluslararası Şiir Festivalinde gelerek konuk olmuştunuz. Ülkemiz izlenimleriniz ile burada en beğendiğiniz yemeği öğrenebilir miyim? Ayrıca Türkiye, ülkenizden nasıl görünüyor? Bir de edebiyatın kültürel ilişkilerdeki önemi sizce nedir? Bu konuda daha fazla neler yapılmalıdır?

R.S. (3) Türkiye’ye dört kez geldim ve Türkiye’deki her yer farklı. İstanbul’un iki yüzünü bile gördüm. Türkiye, Hindistan kadar ilginç bir ülkedir. Festivalde bulunduğum Bursa Nilüfer ilçesini de iyi buldum.  Geçmişinden ve Hindistan’la olan bağlantısından etkilendim. Okumaların çoğu Türkçe olduğu için şiirden bahsedemiyorum. Ama Türkiye’nin de Hint dili şiiri gibi ilginç şiirleri olduğunu hissedebiliyorum.

Rati Saxena, Ertuğrul Erdoğan ile Nilüfer Uluslararası Şiir Festivalinde

E.E. (4) Hindistan’ın nüfus fazlalığı kültürel çeşitliliği;  yaşamsal ve dinsel alanlarda kendini hissettiriyor.  Örneğin farelere tapan insanların bulunduğu mabetler, eşeklere takılan boncuklu kolyelerin bir festivalde halkın toplamaya çalışması, tuvalet olarak kullanılan açık alanlar, profesyonel kulak temizleyicileri, Fil krallığının olması gibi daha birçok kültürel zenginlik konusundaki görüşlerinizi alabilir miyim? Varsa ilave etmek istediklerinizi alabilir miyim?

R.S. (4) Hindistan tam anlamıyla gelişmiş bir ülke değildir. Ancak uzun süredir demokratik bir ülkedir. Çin ve birçok ülke gibi yoksulları saklayamayız. Onlar aramızdalar. Pek çok zengin ve orta gelirli insanlar da var. Küçük yerlerden büyük şehirlere göç olmaktadır. Bu göçmenler, büyük şehirlerin dışındaki yaşama zorlanıyorlar. Yine de tuvalet olarak kullanılan açık alanlar, profesyonel kulak temizleyiciler, fil krallığı her yerde bulamazlar. Bunlar eski fotoğraflardır. Hindistan her zaman gördüğünüz gibi de değildir. Dahası, Hindistan birçok dinin ve birçok kabile yaşam tarzının temeli olan dünyadaki tek yerdir. Şans eseri, Hindistan bu dünyada çok yönlü bir yer, her fikre yer veriyoruz.

Hinduizm katı bir din değil, bir yaşam biçimidir. Ama korkarım ki biz de başka dünyanın yoluna gideceğiz, orada pek çok kişi, onu nasıl bir Hindu ülkesi yapmak istiyoruz ki bu bizim için zor olacak. Bir insanın diğer tüm türler için üstün veya üstün olduğunu düşünmemesi gerektiğini hissediyorum. Hayvan, bitki v.b. dediğimiz tüm canlılardan biriyiz. Aslında her canlıdan çok şey öğrenebiliriz. Öyleyse diğer tüm yaratıklara tapınmak tüm kıtalardaki ata uygarlıklarında yaygındı, ama dini yarattığımızda, kendimiz ve diğerleri için hapishane açıyoruz. Benim mahallemde yaşlı bir kadın yaşıyor, keçi besliyor. Keçi sütü çok pahalı, ama hiç süt satmıyor. Kendi yiyeceği için birçok evde temizlikçi olarak çalışıyor ama keçiler bedava ve sütleri buzağılarına veriyor. Balık pazarına gittiğinde, kalan çeşitli balıkları   satın alır ve geri dönerken, yolda kedi ve köpekleri beslemeye devam eder. Hindu değil, ama Hint ruhunu takip ediyor. İyilik tüm yaratıkları kapsar.  Eski zamanlarda gurukulamız vardı. Yani öğretmenlerin yerine geçen okullar. Upanishadas öğrenirseniz, öğretmenlerin yıllardır öğrencilere öğretmediğini, teknisyenlerin onlardan ormana gitmelerini, ineklere bakmalarını, doğayı gözlemlemelerini istediğini anlayacaksınız. Bu, bir öğrencinin ıslak çamur kadar yumuşak hale gelmesinin bir yoluydu. Doğasında,  sevgi ve nezaket vardır. Doğayı ve diğerlerini sevmek zor değildir, ama aynı zamanda kolay da değildir. Eğer benden bir evcil hayvan tutmamı istersen, onlara bakacak sabrım olmadığı için sevmeyeceğim. Ama ormana gidersem onları izlemekten zevk alırım. Aynı zamanda onları hapishanede göremediğim için Hayvanat Bahçesine gitmeyi de sevmiyorum. Dua ediyor ve Hindistan’ın bu evrendeki tüm hayvanları ve bitkileri sevmeye ve saygı duymaya devam etmesini diliyorum. Bakın, vahşi hayvan öldürme yoksa korona da yoktur.

E.E. (5)  Hindistan’da kadınların konumu nerededir? Edebiyata olan ilgileri nasıldır? Yazarlarınız özgür yazar mı?

R.S. (5) 1- Hindistan’daki kadınlar, dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi, dinin onları bastırmasını ve bastırmasını istediği anlamına gelir. Toplum öldürmelerini sever, ancak hizmet ederler,

2- Kadınlar doğal olarak edebiyatla ilgileniyorlar, uzun zamandır sadece okurlardı ama şimdi kendi hikâyelerini yazıyorlar. Hindistan’da 32 Hint dilinde birçok kadın yazar bulunur.

3- Hayır, artık çok özgür değiliz. Bir zamanlar özgür olduğumuz zamanlar vardı ama şimdi Hindistan’daki durum da değişiyor.

E.E. (6)  Ülke eğitim sistemi hakkında neler düşünüyorsunuz? Çocuklara aile ve toplumca ne kadar değer verilir? Bu konuları yazılarınızda işler misiniz?

R.S. (6) Eğitim sistemimizin alt yapısı İngilizler tarafından oluşturulmuştur.  Hâlâ onu takip ediyoruz ama görünen o ki hükümetimiz değiştirmeyi düşünüyor. Öğretmenlerden ve onların bilgilerinden memnun değilim. Modern eğitim sistemi anlamaya izin vermiyorlar. Sadece öğrencilerden ezbere öğrenmelerini istiyorlar. Şiir okumaları çok kötü ve dillere önem verilmiyor. Biz sadece diğer ülkelerdeki teknolojileri üretiyoruz. Doktorlar bile araştırma alanı içende değillerdir. Yani öğretmenler ve öğretim yöntemlerinden hiç memnun değilim.

E.E. (7)  Bize en sevdiğiniz şiirlerinizden bir dörtlük yazar mısınız?

R.S. (7) Sevdiğim birçok şiirim var. Şiir mi istiyorsun? Yoksa başka bir tane mi? Oh! Hayır.  Bütün şiirlerimi seviyorum. Sadece birkaç satır yazmak istemiyorum.  Şiir demir değildir, demiri keser.

E.E. (8)  Yazar adaylarına neler söylemek istersiniz?

R.S. (8)  Hiçbir şey söylemek istemiyorum. Bir yazar doğal olmalıdır. Şiirin öğretildiği yolu takip etmiyorum. Ben doğal bir şair, yazar ve düşünürüm. Ailemde kimse yazar, düşünür değildir. Hepsi bilim insanıdır. Kendi tarzımı öğrendim ve kıdemli yazarlarımı Sanskritçe okurken, kendi dillerimde okumadım. Bu yüzden yazarların kendi kendilerine yetiştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama aynı zamanda pek çok iyi şair tercüme ettim. Sanırım iyi şairleri tercüme etmek öğrenmeme de yardımcı oldu. Ne demek istediğim yazının içinde olsa gerek.

E.E. (9)  Hint sanatı (Sinema, kitap, resim, heykel, müzik) hakkında neler söylersiniz?

R.S. (9) Bunlar güzel anlatım biçimleridir. Kritya şiir festivalinde şiir filmleri, şiir resimleri, şiir tiyatrosu vb. Daha geniş alanda hepsi farklı türden şiirlerdir. Ama Çinli ressamdan, kendi ülkelerinde doğaya giden, atmosferin tadını çıkaran, ancak o zaman hiç resim yapmayan bir sanatçının, geri döndükten sonra, o resimleri sadece yatılı olarak geçirdiğini ve boyadıkça yeni olacağını öğrendim. Farklı ama orijinal şeyler. Şiir yazım da aynı yöndedir.

E.E. (10)  Covit-19 ülkenizi nasıl etkiledi. İşçilerin dramlarını bir yazıda okumuştum. Verilen rakamlar sizce gerçek mi? Biyolojik savaşla ilgili neler söylemek istersiniz?

R.S. (10)  Kovid etkisi, zengin ya da fakir herkes için geçerlidir.  Yiyecek satan esnaf dışında, erkekler çalışmadan evlerini geçindiremeyecekleri için gurbette iş aramaları doğaldır. Sanal âlemde tiyatro oynayamazlar. Peki, ne yaparlar? Bu, tüm sanatçı, film, tiyatro, dansçılar ve hatta marriglerde vb. Halk için grup çalan basit sanatçılar için de zor bir durumdur. Bitmesi bütün insanlık âlemi için iyi olacaktır.

E.E. (11)  Facebook sayfanızı inceledim. Bir söyleminizde “Edebiyat toplumdan ne kadar uzağa gidiyor? Bu biraz da annenin edebiyatı okuyarak bilinçlenmelidir.” demişsiniz. Bunu biraz açar mısınız?

R.S. (11) Evet, bugün şiir yazanlar,  sadece TV haberlerini takip ediyorlar veya insanları yolda yürürken seyredip öyle şiir yazıyorlar. Ama halka açılmayı ve onları hissetmeyi, onlarla şarkı söylemeyi ve onların bir parçası olmayı unutuyorlar. Bu acı verici bir durumdur.

E.E. (12) Bu yıl düzenlediğiniz uluslararası Kritya on-line şiir festivali hakkında neler söylemek istersiniz?

R.S. (12)  Dünyanın çeşitli ülkelerinden davet ettiğimiz 170’e yakın şair, kendi dillerinde çektikleri videolarında şiirlerini seslendirdiler. Festival on-line üzerinden yapıldı. Ülkenizden Ataol Behramoğlu, Yeşim Ağaoğlu, Ertuğrul Erdoğan ve Muhsine Arda’yı davet ettik. Yorucu bir çalışma olsa da güzel bir etkinlik olduğunu düşünüyorum.

Kritya Şiir  Festivaline katılan Ataol Behramoğlu, Ertuğrul Erdoğan, Yeşim Ağaoğlu ve Muhsine ARDA

Kritya Uluslararası Şiir Festivali hakkında bilgi vereyim. Festival, Hindistan’ın farklı yerlerinde yapılıyor. Zira Hindistan yirmi sekiz dilin konuşulduğu, çeşitli kültür ve dinleri bünyesinde barındıran 1 milyar 380 milyon nüfuslu dev bir ülke. Festival bu yıl Kerala’da yapıldı. Burası, 1930 yılarının sonundan itibaren Hindistan’ın tek Marksist-Komünist eyaleti. Festival 2005 yılından bu yana Hindistan’ı devam eden bir uluslararası şiir festivalidir.  Ülkelerarası edebiyatın, sanatın ve kültür kapsamını genişletmek ve şiir bilenlerin kitlesine ulaşmak için oluşturulmuş bir organizasyondur.  Pandemi nedeniyle bu yıl You Tube üzerinden farklı diller ile kültürler arasında çeviri yolu ile yayın performans etkileşim ve edebi fikir alışverişi yoluyla erişebilir olmayı hedefledik. Yine şiirle değişik düşünceleri dünyaya serpiştirmek, sosyal mesafeyi tartışmak, dünyanın tüm güzelliği, çirkinliği ve karmaşıklıkları içinde şiirin, zihinlerin derinliğinde yatan yaralarını iyileştiren bir iksir ve kaos içindeki dünyada barış mesajını yaymak için en güçlü araç olarak sunabilmektir. Kritya, sınıf, inanç, ırk veya ülkelerden bağımsız olarak şiir veya diğer sanatlar aracılığı ile özgür ifadeye inanmakta, şiir aracılığı ile bir barış ve karşılıklı anlayış kardeşliğini pekiştirmek ve güçlendirmek de hedefleri arasındadır.  Bir başka amacı ise; dünyanın dört bir yanından şair ve sanatçılar arasında edebi akıl alışverişine katkıda bulunmak ve Hint kültürü ile dünya dilleri arasına bir köprü kullanmasına yardımcı olmaktır.

E.E. (12) Sorularıma yanıt verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Edebiyatseverlere son olarak neler söylemek istersiniz?

R.S. (12) Çok teşekkürler… Sorularınız edebiyat ve sanatın farklı yönlerini güzel bir şekilde ele aldığını düşünüyorum. Diyorum ki, bu sizin dizelerinizden çıkanlar umarım toplumun da bir parçası olurlar.

Ertuğrul Erdoğan / Türkiye

erterd@msn.com

www.ertugrulerdogan.com

Röportaj “DELİLER TEKNESİ” Dergisinin Eylül- Ekim 83. Sayısında yayımlandı.

EXOTIC INDIA AND LITERATURE

India! The country where everything exists differently from many countries! India, where you can see new surprises in every step you take and those who travel feel like a dream on the way back! While poverty is at the forefront of the world with space and software technology, even poverty has become a philosophy. They even have leaders. To be Indian Poor, you must fulfill their twenty-one conditions. Ganges River and cows are sacred to Indians. They burn their dead in the Ganges River and imerse their ashes into the river. Because they believe that flowing waters go to heaven. Cows are valuable than humans. Especially if you accidentally harm or kill them, you are lynched instantly or even get life imprisonment. You see interesting food sellers on the streets. Indian culture gushes from all over the country. For this, “India first destroys man, then falls in love.” Travellers spoke the word. Poverty and poverty may be heavy to those who visit this country, or they may experience culture shock and maybe not eat. Confusion in traffic can surprise you. It will be best to be disturbed by the horn sounds you will hear and be able to plug your ears.

            There are many places to visit in this country. Most of us know when it comes to Golden Temple, Taj Mahal. Amber Castle, one of the oldest cities in the world, Varanasi, sea, sand and beaches, and the Goa Region, where the entertainment center is located, are among the most preferred places for tourists. So, the land of the destroyed is India!

There is no one who does not know Mahatma Gandhi, the pioneer of the Satyagraha philosophy, regarding his active but non-violent resistance against the British colonial rule. There is no one who does not use many important words. For example, “Where there is love, there is life.” I care about your words. Its population exceeds 1 billion 350 million. 80.5 percent of the inhabitants are Hindus, 13.4 percent are Muslims and 2.3 percent are Christians. The rest are from different religions.

One of the important names in India and world literature is Rabindranath Tagore. The first works of Indian literature compose the source texts of Hindu religion. These texts called “Veda” are also the source of Indian Mythology. Pruha stories are his most famous works. The first writers were the Poet Kalidasa, who was believed to have lived in the 5th century. He has works such as Amaru, Bhartrihan, Mayura. Yallu Lal, who grew up in the 19th century, is one of the founders of Contemporary Indian literature. His most famous work is Prem Sagar. (Omani of Love)

Describing the mysterious culture of India does not seem to fit in such interview work. To get to know this country’s literature more closely, let us ask our questions to the poet, writer Rati Saxena, who was a guest at the Nilüfer International Poetry Festival in our country.

E. E. (1) Mr. Rati Saxena, can you introduce yourself briefly and give information about your books and literary works?

R.S. (1) I was born in Udaipur, Rajsthan, but in my childhood I travel around many cities of Rajsthan, because of my father’s government job, My early childhood was spent in my matarnal Uncles home, in far off city Bhopal. I studied mostely in Jaipur Rajsthan. I was debater, actor in school theaters, and active in many extra-curricular activities. My graduation and postgraduation was in Sanskrit, one of the most anciant language. My research work during PhD was in the Vedic Sanskrit.

I satrted writng poetry in Collge days. As I did not have any poet or writer in my family, and thus no influence from writers or poets out side world, I was not sure about my poetry writng skill. I continue writng after marriage as self expression. For long time it was with me as indian marrige systems and traditional indian families are to not favorable for a woman. But I got active again in 40s. Now I have six collection of my poetry books in Hındi, three are in English( translated my me) , two trevalogues in Hindi, one book of criticism on a Malayalam poet Balamonyamma. One memoire about a poet frined-Ayyappa Paniker. One research under Indira Gandhi fellowship about an anciant work- Atharvaveda. – the seed of mind- a Fresh Approach to Atharvaveda. I have translated almost 25 books from indian and international languages. My recent work is – a fist which opens, a poetry therapy from distant past to presant future.

I am running kritya from 2005, which was the first poetry web journal in India, and running poetry festival from 2005 .

E. E. (2) What do you know about Turkish literature? Do we have an author you know? Where is India in literature? Besides reading rates with your famous writers; What would you like to say about the author-reader and the publishing triangle?

R.S. (2)  know a few poets like Ataol Beharamogulu,and many young poets, but I am impressed by Lale Müldür and  Nâzım Hikmet. I came to turkey four times and enjoyed very much. These days publishing is a business, so whatever I say will not effect, unless there is good and honest publisher. These days publishing is a business, so whatever I say will not effect, unless there is good and honest publisher. Moreover we have fewer readers as compared to previous time. So unless government supports, it is difficult to work in this direction.

E. E. (3) You came to our country by visiting Nilüfer International Poetry Festival. Can you learn your favorite food here with your impressions of our country? Turkey also how it looks in your country? And what do you think the importance of literature in cultural relations? What more should be done about this?

R.S. (3) I came to turkey four times, and every place in Turky is differnt, even I could see two faces of istanbul. Turkey is as interesting as india, Nilüfer is different. And i got impressed by its past and connection to india. As most of the readings were in Turkish, I cannot talk about poetry. But I feel that turkey also have interesting poetry like indian language poetry.

Rati Saxena with Ertuğrul Erdoğan at the Nilüfer International Poetry Festival

E. E. (4) India’s overpopulation cultural diversity; It makes itself felt in vital and religious areas. For example, can I get your views on many cultural riches such as temples with people worshiping mice, beaded necklaces worn on donkeys, people trying to gather in a festival, open spaces used as a toilet, professional ear cleaners, elephant kingdom? If yes, can I get what you want to add?

R.S. (4)  India is not fully developed country, more over it is democratic for long time. We can not hide poors like many other countries like China. They are amongst us. There are many rich people and many middle income people. There is migration from small places into the big cities. These migrants are forced to live in the outskits pf big cities. Still one does not find open spaces used as a toilet, professional ear cleaners, elephant kingdom every where, these are old photes, india is not what you see always. More over, india is only place in the world, which is the base of many religions, and many tribal way of life. Fortunatly, india is only versatile place in this earth, we give space to every idea. Hindism was a way of life not a strict religion. But I am afraid, that we are also going  to path of other world, there many , how want to make it a hindu country, which will be difficult for us.

What I feel that a human should not think that he is supreme or superer to all other species. We are one among all other creaturs, whom we call animals, plants etc. İn fact, we can learn a lot from every creature. So worshiping all other creature was common in ancian civilisations in all continents, but when we created religion, we make jail for ourself and others.

In my neighbourhood a old women lives, she keep goats, goats milk can be very expencive, but she never sells milk, she works as cleaner to many houses for her own food, but goats are free and their milk is given to their calves, when she goes to fish market, she buys leftover fish wase, and while returning, she keep feeding cats and dogs on the way. She is not hindu , but she follows indian soul. Kindness towords all creatures.

In olden times, we had gurukula, means schools at teachers place. If you learn Upanishadas , you will understand that teachers were not teaching the pupils for many years, techers was asking them to go to jungle, look after cows, observe nature. This was a way that a pupil became as soft as wet clay, he could devolope love and kindness in his nature.  Loving nature and other is not difficult, but not easy also, if you ask me to keep a pet, I will not like, as I dont have patience to look after them. But if i go in the jungle, i enjoy watching them, same time, i dont like to go to Zoo, as I cant see them in a jail.  I pray and wish that india continue to love and repect all animals and plants in this universe.  Just see, if there was no wild animal killing, there was no corona.

E. E. (5) Where is the position of women in India? What is their interest in literature? Are your writers free writers?

R.S. (5)

  1. Women in India, same as other places in the world, means religion want them to surpress and subdue them, society like them to kill, but they servive,
  2. Women are natrualy interested in literature, for long time, they were only readers, but now they are writing their own stories. We find many women writers in india in all 32 indian languages
  3. No, we are not very free now. There was a time, when we were free, but now situation in india is changing.

E. E. (6) What do you think about the country education system? How much are children valued by family and society? Can you address these issues in your articles?

R.S. (6) Our education system is made by british. We are still following that, but now it seems our government is thinking of changing. I am not satisfied with the teachers, and their knowledege. The modern education system dont allow to understand, they just ask students to learn by heart. Poetry traching is very bad, and languages are not given importance. We are simply producing technolowdy clrks, who work in other countries. Even docters are also not in the field of research. I am not happy with the teachers and and methods of teaching.

E. E. (7) Can you write us a verse of your favorite poems?

R.S. (7) I have many poems , which i like, do you want my poem, or some one else?oh no, I love all poems, I cant write only a few lines-  Still here is— Poetry is not the iron, but cuts the iron.

E. E. (8) What would you like to say to the author candidates?

R.S. (8) I dont want to say any thing, a writer should be organic, I don’t follow the way poetry is taught. I am an organic poet, writer, and thinker.

In my family, no one is writer, thinker, all are scientists, I leran my way my self, and I did not read my senior writers in my languages, as I was studing Sanskrit. So I think, writers should grow it self. But same time, I translated a lot, many good poets, I think, translating good poets helped me to learn.

E. E. (9) What would you say about Indian art (Cinema, book, painting, sculpture, music)?

R.S. (9) These are beautiful forms of expresions, in kritya poetry festival, we include poetry films, poetry paintings, poetry theater etc,

İn wider space, all are different kind of poetries.

But i learn from chineese artist that in their country, an artist used to go to nature, enjoy the atomosphere, but never paints at that time, after coming back, he just sleepover those images, and than he paints, it would be new, different, but original.

My poetry writing is also same direction.

E. E. (10) How Covid-19 affected your country. I read the drama of the workers in an article. Do you think the figures given are real? What would you like to say about biological warfare?

R.S. (10) Covid effect is for every one, rich or poor, except shopkeepers, who sell food, as men can not live without food, it is natural, that one can not play a drama on virtual stage, so what they do?

This is difficult time for all artist, film, theater, dancers and even simple artist, who just play band for public in marriges etc.

E. E. (11) I reviewed your Facebook page. In a discourse, “How far is literature going from society? This should be raised by reading the mother’s literature. ” You, too. Can you open this up a bit?

R.S. (11) Yes, these day, poetry writing is just following TV news, one watches that people are walking on the road, they write poetry. But they forget to go to public and feel them, sing with them and be a part of them. That is painful. These days literature in Facebook literature.

E. E. (12)  What would you like to say about the Kritya international on-line poetry festival you organize this year?

R.S. (12) Approximately 170 poets we invited from various countries of the world voiced them in their videos in their own language. The festival was held on-line due to the pandemic. We invited Ataol Behramoğlu, Yeşim Ağaoğlu, Ertuğrul Erdoğan and Muhsine Arda from your country. Although it is a tiring work, I think it is a nice activity.

Ataol Behramoğlu, Ertuğrul Erdoğan, Yeşim Ağaoğlu and Muhsine ARDA attending the Kritya Poetry Festival

Let me give information about the Kritya International Poetry Festival. The festival is held in different parts of India. Because India is a giant country with a population of 1 billion 380 million, in which twenty-eight languages ​​are spoken and which includes various cultures and religions. The festival was held in Kerala this year. This is India’s only Marxist-Communist state since the end of the 1930s. The festival is an international poetry festival running in India since 2005. It is an organization created to expand the scope of literature, art and culture across countries and reach the masses of poetry connoisseurs. Due to the pandemic, this year they aimed to be accessible through translation, performance interaction and literary exchange between different languages ​​and cultures on YOU TUBE. It is also to sprinkle different thoughts with poetry to the world, to discuss social distance, to present poetry as a potion that heals the deep wounds of the minds in all the beauty, ugliness and complexities of the world and as the most powerful tool to spread the message of peace in a world in chaos. Kritya believes in free expression through poetry or other arts, regardless of class, belief, race or country, and to reinforce and strengthen a brotherhood of peace and mutual understanding through poetry. Another purpose is; To contribute to the literary exchange between poets and artists from all over the world and to help them use a bridge between Indian culture and world languages.

E.E. (13) Thank you very much for answering my questions. What would you like to say to the literature lovers?

R.S. (14) Thanks a lot, your questions have nicely covered different aspects of literature and art. I just say that come out of your den, and become a part of society.

Ertuğrul ERDOĞAN / TURKEY

erterd@msn.com

www.ertugrulerdogan.com

The interview was published in the September-October 83 issue of the literary magazine “Deliler Teknesi”.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir